NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK SUÇU (TCK 157-158): BİLİŞİM SİSTEMLERİ, BANKA HESAPLARI, İNTERNET İLANLARI VE YARGITAY UYGULAMASI 2026

9–13 dakika
iban-kullandirma-banka-hesabi-kiralama-dolandiricilik-aydin-nazilli-nazilliavukat.jpeg

Giriş

Dolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 157 ve 158. maddelerinde düzenlenen ve uygulamada en sık karşılaşılan malvarlığına karşı suç tiplerinden biridir. Özellikle internet ilanları, sosyal medya, mobil bankacılık, IBAN transferleri, sahte yatırım platformları, hesap kiralama ve sahte banka görevlisi senaryolarının yaygınlaşmasıyla birlikte, TCK 158/1-f kapsamında düzenlenen “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçu son yıllarda Yargıtay kararlarında geniş uygulama alanı bulmuştur.

Ancak uygulamada her banka transferi, her internet ilanı veya her IBAN kullanımı otomatik olarak TCK 158/1-f kapsamında değerlendirilmemektedir. Özellikle Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve 11. Ceza Dairesi kararları birlikte incelendiğinde; suçun oluşup oluşmadığı, suç vasfının TCK 157 mi yoksa TCK 158/1-f mi olduğu ve banka hesabı sahibinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı bakımından oldukça teknik ve ayrıntılı kriterlerin benimsendiği görülmektedir.


I. TCK 157 VE 158 KAPSAMINDA DOLANDIRICILIK SUÇU

TCK 157 – Basit Dolandırıcılık

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesine göre;

“Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.”

Dolandırıcılık suçunun temel unsuru “hileli davranış”tır. Fail, mağdurun irade serbestisini etkileyerek onu yanıltmakta ve bu aldatma sonucunda mağdur malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunmaktadır. Bu nedenle dolandırıcılık suçunda yalnızca ekonomik zarar değil, mağdurun irade özgürlüğü de korunmaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2015/867 E., 2017/13 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere; failin bilerek ve isteyerek hileli davranışlarda bulunması, mağdurun bu davranışlarla aldatılması, zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağının bulunması ve ekonomik bir zararın doğması gerekmektedir.


TCK 158 – Nitelikli Dolandırıcılık

TCK 158. maddede dolandırıcılık suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. Bunlardan özellikle uygulamada öne çıkan bentler şunlardır:

  • TCK 158/1-f: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık,
  • TCK 158/1-g: Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık,
  • TCK 158/1-j: Banka veya kredi kurumlarından haksız kredi temini amacıyla dolandırıcılık,
  • TCK 158/1-l: Kendisini banka görevlisi, kamu görevlisi veya bu kurumlarla ilişkili kişi olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık.

Özellikle TCK 158/1-f bakımından kanun koyucu, banka ve bilişim sistemlerine duyulan toplumsal güvenin suçta araç olarak kullanılmasını daha ağır yaptırıma bağlamıştır.


II. TCK 158/1-f BAKIMINDAN TEMEL İLKE: BANKA VEYA BİLİŞİM SİSTEMİ HİLENİN AKTİF PARÇASI OLMALIDIR

Yargıtay kararlarının ortak noktası şudur:

Banka hesabının veya bilişim sisteminin olayda yalnızca bulunması yeterli değildir. Bu sistemlerin hilenin kurulmasında, mağdurun kandırılmasında ve suçun icrasında aktif araç olarak kullanılması gerekir.

Bu ayrım uygulamada son derece önemlidir.

Örneğin mağdurun telefonla kandırıldığı, daha sonra yalnızca failin hesabına para gönderdiği bazı olaylarda banka yalnızca ödeme kanalı konumundadır. Bu durumda her olay otomatik olarak TCK 158/1-f kapsamında değerlendirilmez; olayın özelliklerine göre TCK 157 kapsamındaki basit dolandırıcılık suçunun oluştuğu kabul edilebilir.

Nitekim Ceza Genel Kurulu’nun 21.10.2014 tarihli kararında, sanığın bankada çalışıyor izlenimi vererek para topladığı ancak bankanın maddi varlıklarının veya teknik sistemlerinin aktif biçimde kullanılmadığı olayda, TCK 158/1-f değil basit dolandırıcılık suçunun oluştuğu kabul edilmiştir.

Buna karşılık, failin:

  • internet bankacılığı kullandırması,
  • sahte banka güvenlik senaryosu oluşturması,
  • OTP/onay kodu istemesi,
  • internet sitesi üzerinden sahte satış ilanı açması,
  • mağduru dijital platform üzerinden yönlendirmesi
    halinde bilişim sistemleri artık hilenin aktif aracı haline gelmektedir.

III. İNTERNET İLANLARI VE SAHİBİNDEN DOSYALARI

Uygulamada en sık karşılaşılan dosya tipi; sahibinden benzeri platformlarda verilen sahte araç, telefon, bilgisayar veya elektronik eşya ilanlarıdır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2015/867 E., 2017/13 K. sayılı kararında; internet sitesinde dizüstü bilgisayar satışı ilanı veren sanığın, mağdurdan parayı aldıktan sonra ürünü göndermemesi halinde hem bilişim sisteminin hem de basın-yayın aracının kullanıldığı kabul edilmiştir. Ancak daha ağır cezayı öngören TCK 158/1-f uygulanmıştır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2021/31119 E., 2026/1783 K. sayılı kararında da internet sitesi üzerinden ilan verilmesi suretiyle gerçekleştirilen dolandırıcılık eylemlerinin TCK 158/1-g değil, TCK 158/1-f kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.

Bu nedenle uygulamada:

  • sahibinden,
  • sosyal medya marketplace,
  • çevrimiçi satış platformları,
  • internet ilan siteleri
    üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarında TCK 158/1-f gündeme gelmektedir.

IV. IBAN, HAVALE VE BANKA HESABI KULLANDIRMA DOSYALARI

Son yıllarda en yoğun soruşturma alanlarından biri de banka hesabı kullandırma, IBAN kiralama ve hesap kartı verme dosyalarıdır.

Özellikle:

  • “hesabım blokeliydi”,
  • “motor al-sat işi yapıyorduk”,
  • “komisyon karşılığı hesap kullandırdım”,
  • “ben de kandırıldım”
    savunmaları uygulamada sık görülmektedir.

Ancak Yargıtay artık bu dosyalarda yalnızca hesabın kimin adına olduğuna bakmamaktadır. Özellikle şu hususlar araştırılmaktadır:

  • Hesabı fiilen kim kullandı?
  • ATM’den parayı kim çekti?
  • Kart ve şifre kimdeydi?
  • Sanık komisyon aldı mı?
  • HTS kayıtları kimi gösteriyor?
  • Hat ve banka hesabı neden yeni açıldı?
  • Çok sayıda mağdur var mı?
  • Teknik kayıtlar sanığı suç organizasyonuna bağlıyor mu?

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2024/2293 E., 2024/5628 K. sayılı kararında; maddi menfaat karşılığında banka kartı ve şifrelerini toplayan bir kişinin beyanı üzerine, sırf hesabı kullanıldığı için mahkûm edilen sanık lehine “yeni delil” oluştuğu ve yargılamanın yenilenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bu karar, hesap sahibinin otomatik fail sayılamayacağını göstermesi bakımından önemlidir.

Buna karşılık:

  • yeni hesap açtırılması,
  • yeni GSM hattı temin edilmesi,
  • kart ve şifrenin organizasyona verilmesi,
  • gelen paraların sistematik şekilde çekilmesi,
  • komisyon alınması
    halinde suç kastının kabulü yönünde ciddi risk oluşmaktadır.

V. SAHTE BANKA GÖREVLİSİ / FAKE POLİS SENARYOLARI

TCK 158/1-l kapsamında;

  • kendisini polis,
  • savcı,
  • banka görevlisi,
  • sigorta çalışanı
    olarak tanıtan kişiler tarafından gerçekleştirilen dolandırıcılık olayları ayrıca düzenlenmiştir.

Bu tür olaylarda çoğu zaman:

  • sahte güvenlik soruşturması,
  • hesabınız ele geçirildi,
  • terör soruşturması,
  • güvenli hesaba para aktarımı
    gibi senaryolar kullanılmaktadır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2026/131 E., 2026/1909 K. sayılı kararında sanıklar hakkında hem TCK 158/1-f hem de 158/1-l bentleri birlikte uygulanmış ve hükümler onanmıştır. Bu karar, banka sistemleri ile sahte kamu görevlisi senaryolarının birlikte kullanıldığı olaylarda iki nitelikli halin birlikte değerlendirilebildiğini göstermektedir.

Ayrıca Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 2021/33656 E., 2026/1855 K. sayılı kararında, sanığın polis üniforması kullanması nedeniyle TCK 158/1-d hükmünün de tartışılması gerektiği belirtilmiştir.


VI. ÇEK KULLANILARAK İŞLENEN DOLANDIRICILIK SUÇU

Çek kullanılarak işlenen dolandırıcılık suçlarında Yargıtay oldukça teknik kriterler benimsemektedir.

Ceza Genel Kurulu’nun 2020/367 E., 2022/308 K. sayılı kararında; çekin bankanın maddi varlığı olduğu kabul edilmiş, ancak TCK 158/1-f’nin uygulanabilmesi için çekin iğfal kabiliyetinin bulunması gerektiği vurgulanmıştır.

Eğer:

  • çek tamamen sahte,
  • yasal unsurları eksik,
  • mağdurda gerçek banka güvencesi algısı oluşturmuyorsa
    TCK 158/1-f değil, TCK 157 kapsamında basit dolandırıcılık gündeme gelebilir.

Buna karşılık:

  • gerçek çek görünümü veren,
  • mağdurun güvenini sağlayan,
  • ticari hayatta kullanılabilir nitelikteki çeklerin
    hile aracı yapılması halinde TCK 158/1-f uygulanmaktadır.

Yargıtay ayrıca şu ayrımı da yapmaktadır:

Önceden doğmuş bir borç için sonradan verilen sahte çek, her durumda dolandırıcılık suçunu oluşturmaz. Eğer gerçek ticari ilişki mevcutsa ve hile başlangıçta değil sonradan ortaya çıkmışsa olay güveni kötüye kullanma, sahtecilik veya özel hukuk uyuşmazlığı kapsamında değerlendirilebilir.


VII. KRİPTO PARA VE SAHTE YATIRIM PLATFORMU DOSYALARI

Son yıllarda Telegram, WhatsApp, sosyal medya ve sahte yatırım uygulamaları üzerinden gerçekleştirilen kripto yatırım dolandırıcılıkları da TCK 158/1-f kapsamında değerlendirilmektedir.

Bu tür dosyalarda genellikle:

  • yüksek kazanç vaadi,
  • sahte yatırım danışmanı,
  • web3 cüzdan yönlendirmesi,
  • bonus sistemi,
  • küçük kazanç gösterilmesi,
  • para çekme aşamasında yeni ödeme talepleri
    bulunmaktadır.

Bu dosyalarda:

  • banka hareketleri,
  • kripto transfer kayıtları,
  • IP bilgileri,
  • dijital platform verileri,
  • cihaz incelemeleri
    önem taşımaktadır.

VIII. ZİNCİRLEME SUÇ VE ADLİ PARA CEZASI

Yargıtay kararlarında sık vurgulanan diğer konu zincirleme suç hükümleridir.

Sanığın aynı suç işleme kararı kapsamında:

  • aynı mağdurdan farklı zamanlarda tekrar para istemesi,
  • farklı bahanelerle yeni havaleler alması
    halinde TCK 43/1 gündeme gelir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2021/33461 E., 2026/1911 K. ve 2021/32504 E., 2026/1860 K. sayılı kararlarında bu durum açıkça vurgulanmıştır.

Ayrıca TCK 158/1-son hükmü gereğince;
(e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Yargıtay, eksik hesaplanan adli para cezalarını bozma nedeni yapmaktadır.


IX. ZARARIN GİDERİLMESİ, ETKİN PİŞMANLIK VE GÜNCEL UYGULAMA

Dolandırıcılık suçlarında uygulamada en önemli hususlardan biri de mağdur zararının giderilmesidir. Özellikle soruşturma ve kovuşturma aşamalarında sanığın mağdurun zararını tamamen veya kısmen karşılaması, cezanın belirlenmesinde önemli sonuçlar doğurabilmektedir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uyarınca;

  • soruşturma başlamadan önce,
  • soruşturma sırasında,
  • kovuşturma aşamasında hüküm verilinceye kadar

mağdurun zararının giderilmesi halinde cezada belirli oranlarda indirim yapılabilmektedir.

Bu nedenle uygulamada mahkemeler çoğu zaman:

  • katılanın zarar miktarını belirlemekte,
  • ödeme için süre vermekte,
  • katılanın IBAN veya ödeme bilgilerini dosyaya sunmasını istemektedir.

Özellikle internet ilanı, IBAN transferi ve hesap kullandırma dosyalarında zararın giderilmesi; tutukluluk değerlendirmesi, adli kontrol tedbirleri, etkin pişmanlık indirimi ve hükmün bireyselleştirilmesi bakımından önem taşımaktadır.

Son dönemde uygulamada dikkat çeken önemli gelişmelerden biri de, TCK 158 kapsamındaki bazı soruşturmalarda savcılık makamlarının “kovuşturmaya yer olmadığı” kararları vermeye başlamasıdır. Özellikle hesap kullandırma, IBAN temini ve dolandırıcılık organizasyonlarında tali konumda kaldığı değerlendirilen bazı şüpheliler bakımından; zarar giderme, müşteki beyanı, hile unsurunun oluşup oluşmadığı ve suç kastının yoğunluğu daha ayrıntılı incelenmektedir.

Ancak burada önemli hukuki ayrımın altı çizilmelidir:

TCK 158 kapsamında düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçu şikâyete bağlı bir suç değildir. Suç resen soruşturulur. Bu nedenle müştekinin şikâyetten vazgeçmesi tek başına kovuşturmayı engellemez.

Bununla birlikte uygulamada bazı soruşturmalarda; müşteki zararının giderildiği, müştekinin zararının kalmadığını belirttiği ve olayda yeterli yoğunlukta hile unsurunun oluşmadığı değerlendirilerek kovuşturmaya yer olmadığı kararları verilebildiği görülmektedir. Bu tür kararlarda savcılık makamı çoğu zaman doğrudan “zarar giderildiği için KYOK verildiğini” belirtmemekte; ancak karar gerekçesinde zarar giderildiğini, müştekinin zararının kalmadığını ve şikâyetten vazgeçtiğini ayrıca vurgulamaktadır.

iban-kullandirma-banka-hesabi-kiralama-dolandiricilik
iban-kullandirma-banka-hesabi-kiralama-dolandiricilik

Özellikle son yıllarda:

  • TCK 158 dosyalarındaki ciddi artış,
  • toplumsal tartışmalar,
  • ceza infaz sistemi üzerindeki yük,
  • etkin pişmanlık uygulamalarının genişlemesi,
  • soruşturma aşamasında zararın süratle giderilmesi

gibi nedenlerle, zarar giderme olgusunun şüpheli lehine daha güçlü değerlendirilmeye başlandığı görülmektedir.

Nitekim uygulamada bazı soruşturmalarda; zarar giderme, sabit ikamet, delillerin toplanmış olması, kaçma şüphesinin azalması ve şüphelinin dosyadaki konumu birlikte değerlendirilerek tutuklama tedbirinin kaldırıldığı ve adli kontrol hükümleri uygulandığı da görülmektedir.

Özellikle:

  • hesap sahibinin örgüt yöneticisi olmaması,
  • suç gelirinden sınırlı menfaat elde etmesi,
  • delillerin büyük ölçüde toplanmış olması,
  • teknik incelemelerin tamamlanması,
  • müşteki zararının giderilmiş olması

gibi kriterler soruşturma makamları ve sulh ceza hâkimlikleri tarafından tutukluluk incelemelerinde dikkate alınabilmektedir.

Ancak her somut olay kendi delil yapısı içerisinde değerlendirilmekte olup; zarar giderme tek başına beraat veya kovuşturmama garantisi oluşturmamaktadır. Özellikle örgütlü dosyalar, çok sayıda müşteki bulunan dosyalar, yüksek meblağlı eylemler veya teknik delillerle yoğun iştirak iradesi tespit edilen olaylarda, zarar giderilmiş olsa dahi kamu davası açılabilmektedir.


X.DOLANDIRICILIK SUÇLARINDA TUTUKLULUK VE TAHLİYE SÜRECİ

TCK 158/1-f kapsamında yürütülen “IBAN kullandırma”, “hesap kiralama” ve “banka hesabının dolandırıcılıkta kullanılması” soruşturmalarında, özellikle organize hareket edildiği iddiası bulunan dosyalarda tutuklama tedbirine başvurulabildiği görülmektedir. Uygulamada birçok kişi, yalnızca hesabını kullandırdığını düşünse de; banka hareketleri, GSM kayıtları, para transfer zinciri ve MASAK incelemeleri nedeniyle kendisini ciddi bir ceza soruşturmasının içinde bulabilmektedir.

Bununla birlikte her dosya tutuklulukla sonuçlanmamaktadır. Dosyanın teknik ve hukuki yönden doğru yönetilmesi, iletişim kayıtlarının değerlendirilmesi, para hareketlerinin açıklanması, zarar giderme süreçlerinin yürütülmesi ve savunmanın soruşturma aşamasında profesyonel şekilde kurulması önem taşımaktadır. Nitekim uygulamada, delillerin toplanmış olması ve adli kontrolün yeterli görülmesi nedeniyle tahliye kararları da verilebilmektedir.


XI.GÖREVLİ MAHKEME VE ZORUNLU MÜDAFİ

TCK 158 kapsamında düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçlarında görevli mahkeme konusunda önemli bir değişiklik yapılmıştır.

25.12.2025 tarihli ve 33118 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun ile 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesinde değişiklik yapılmış; bu değişiklik sonrasında nitelikli dolandırıcılık suçlarına bakma görevi ağır ceza mahkemelerinden alınarak asliye ceza mahkemelerine verilmiştir.

Bu değişiklik üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi’nin 25.12.2025 tarihli ve 2275 sayılı kararı ile;

  • daha önce TCK 158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık suçlarına bakmak üzere oluşturulan ağır ceza mahkemesi ihtisas uygulaması kaldırılmış,
  • TCK 158 kapsamındaki davaların asliye ceza mahkemelerine genel tevzi yoluyla dağıtılmasına karar verilmiştir.

Dolayısıyla güncel uygulamada:

  • bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık,
  • banka hesapları üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık,
  • internet ilanı dolandırıcılıkları,
  • sahte yatırım / IBAN / hesap kullandırma dosyaları,
  • fake banka görevlisi senaryoları

gibi TCK 158 kapsamındaki suçlara artık kural olarak Asliye Ceza Mahkemeleri bakmaktadır.

Bununla birlikte suçun:

  • örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi,
  • başka ağır cezalık suçlarla birlikte değerlendirilmesi,
  • özel soruşturma usullerinin gündeme gelmesi

halinde görev ve yetki bakımından ayrıca değerlendirme yapılması gerekebilir.

Öte yandan Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince alt sınırı 5 yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda zorunlu müdafilik hükümleri uygulanabilmektedir. Bu nedenle TCK 158 kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalarda, özellikle gözaltı, tutuklama ve ifade işlemleri sırasında baro tarafından müdafi görevlendirilmesi uygulamada sıkça görülmektedir.

Nitelikli dolandırıcılık dosyalarında:

  • MASAK raporları,
  • HTS kayıtları,
  • banka hareketleri,
  • IP incelemeleri,
  • dijital materyal incelemeleri

gibi teknik deliller yoğun biçimde kullanıldığından, soruşturmanın ilk aşamasından itibaren savunmanın profesyonel şekilde yürütülmesi uygulamada büyük önem taşımaktadır.

Açık cezaevine geçiş hakkınız olup olmadığını öğrenmek istiyorsanız, kapalıdan açığa geçiş şartlarını ve uygulamadaki kriterleri detaylı olarak ele aldığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.

Kapalı Cezaevinden Açık Cezaevine Geçiş Şartları (2026)


Sonuç

Yargıtay’ın güncel yaklaşımına göre TCK 158/1-f bakımından temel mesele şudur:

Bilişim sistemi veya banka, mağdurun aldatılmasında gerçekten aktif araç olarak kullanılmış mıdır?

Eğer:

  • internet ilanı,
  • mobil bankacılık,
  • OTP sistemi,
  • sahte yatırım platformu,
  • fake banka görevlisi senaryosu,
  • çek,
  • banka güveni
    hile mekanizmasının merkezindeyse nitelikli dolandırıcılık gündeme gelir.

Buna karşılık banka yalnızca pasif ödeme kanalıysa veya fail ile mağdur arasında gerçek ticari ilişki mevcutsa, olayın niteliğine göre TCK 157, güveni kötüye kullanma veya özel hukuk uyuşmazlığı tartışılabilir.

Bu nedenle TCK 158/1-f dosyalarında:

  • HTS kayıtları,
  • IP ve cihaz incelemeleri,
  • banka hareketleri,
  • ATM kamera kayıtları,
  • mesaj içerikleri,
  • MASAK raporları,
  • teknik kullanım verileri
    belirleyici önem taşımaktadır.

Her somut olay, hilenin nerede kurulduğu, mağdurun nasıl aldatıldığı ve failin suç kastının nasıl ortaya çıktığı bakımından ayrı değerlendirilmelidir.

Cezaevinde Görüş Rehberi

Cezaevine Para Nasıl Yatırılır? Mahkuma Kontör Yükleme, Kantin Parası ve Harcama Limiti (2026 Güncel Rehber)

“NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK SUÇU (TCK 157-158): BİLİŞİM SİSTEMLERİ, BANKA HESAPLARI, İNTERNET İLANLARI VE YARGITAY UYGULAMASI 2026” için bir yanıt

  1. […] NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK SUÇU (TCK 157-158): BİLİŞİM SİSTEMLERİ, BANKA HESAPLARI, İNTERNE… […]

Bir Cevap Yazın

Demireller Hukuk sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin