Miras kalan ev, arsa, tarla, zeytinlik veya işyerlerinde mirasçılar arasında en sık yaşanan uyuşmazlıklardan biri taşınmazın kullanımına ilişkindir. Özellikle kardeşlerden birinin yıllarca miras kalan evde oturması, tarım arazisini işletmesi veya taşınmazdan elde edilen gelirleri diğer mirasçılarla paylaşmaması halinde şu soru gündeme gelmektedir:
“Mirasçılardan biri taşınmazı kullanıyorsa diğer mirasçılar kira veya tazminat isteyebilir mi?”
Bu sorunun cevabı çoğu zaman ecrimisil hükümlerinde saklıdır.
Ecrimisil Nedir?
Ecrimisil, uygulamada “haksız işgal tazminatı” olarak bilinmektedir.
Bir kişinin taşınmaz üzerinde hak sahibi olmadığını veya sahip olduğu kullanım hakkını aştığını bilmesine rağmen taşınmazı kullanması ve bundan ekonomik yarar elde etmesi halinde ecrimisil gündeme gelebilir.
Yargıtay uygulamasında ecrimisil yalnızca kira kaybından ibaret değildir.
Taşınmazın kullanılması nedeniyle elde edilen gelirler, ürünler, ekonomik faydalar ve malikin mahrum kaldığı kazançlar da ecrimisil hesabında dikkate alınabilir.
Bu nedenle ecrimisil ile kira aynı kavramlar değildir. Kira çoğu zaman ecrimisilin alt sınırını oluşturur.
Paylı Mülkiyet ve Elbirliği Mülkiyetinde Ecrimisil Talep Edilebilir mi?
Evet.
Miras bırakanın ölümüyle birlikte mirasçılar arasında kural olarak elbirliği mülkiyeti oluşur. Daha sonra belirli şartlarda paylı mülkiyet söz konusu olabilir.
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanmayan paydaş, taşınmazı tek başına kullanan ve kendi payına yönelik kullanımını engelleyen diğer paydaş aleyhine ecrimisil talebinde bulunabilir.
Benzer şekilde elbirliği mülkiyetinde de ortaklardan biri diğer ortakların rızasını almadan ortak taşınmazı tek başına kullanıyor ve diğer mirasçıların yararlanmasına engel oluyorsa ecrimisil davası açılması mümkündür.
Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunmaktadır.
Eğer paydaşın payına karşılık gelen ve çekişmesiz biçimde kullandığı bir bölüm bulunuyorsa, kural olarak ayrıca ecrimisil talep etmesi mümkün değildir.
Örneğin dört kardeşin mirasçı olduğu bir tarla üzerinde herkes uzun yıllardır belirli bir bölümü kullanıyor ve bu kullanım konusunda herhangi bir uyuşmazlık yaşanmıyorsa yalnızca paydaş sıfatına dayanılarak ecrimisil talep edilmesi mümkün olmayabilir.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre payından daha az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununun çözümü çoğu zaman ecrimisil davası değil, taksim veya ortaklığın giderilmesi davasıdır.
Bu nedenle her kullanım uyuşmazlığının ecrimisil davası ile çözülebileceği düşüncesi doğru değildir.
Mirasçı Kendi Miras Hakkına Dayanarak Taşınmazı Kullanıyorsa Ne Olur?
Uygulamada en sık karşılaşılan yanlış düşünce şudur:
“Ben de mirasçıyım. Bu nedenle evi veya tarlayı istediğim gibi kullanabilirim.”
Gerçekten de mirasçının taşınmaz üzerinde hakkı vardır. Ancak bu hak diğer mirasçıların haklarını tamamen ortadan kaldırmaz.
Diğer mirasçıların kullanım hakkını engelleyen, taşınmazdan elde edilen gelirleri paylaşmayan veya taşınmazı tamamen kendi yararına kullanan mirasçı hakkında belirli şartların varlığı halinde ecrimisil talebi gündeme gelebilir.
İntifadan Men Nedir?
Paylı ve elbirliği mülkiyetinde ecrimisil davalarının en önemli kavramlarından biri intifadan men şartıdır.
İntifadan men, diğer paydaşa taşınmazın kullanımına ilişkin itiraz edildiğinin ve kullanım hakkının talep edildiğinin bildirilmesidir.
Örneğin;
- “Ben de bu evi kullanmak istiyorum.”
- “Bu taşınmazı tek başına kullanmanı kabul etmiyorum.”
- “Taşınmazdan elde edilen gelirleri paylaşmanı istiyorum.”
şeklindeki talepler intifadan men kapsamında değerlendirilebilir.
Kural olarak paydaşların birbirlerinden ecrimisil isteyebilmeleri için intifadan men şartının gerçekleşmiş olması gerekir.
Başka bir ifadeyle, taşınmazdan yararlanmak isteyen paydaşın bu isteğini karşı tarafa bildirmiş olması aranır.
İntifadan Men Şartının Aranmadığı Haller
Yargıtay kararlarında kabul edilen bazı durumlarda intifadan men şartı aranmaz.
1. Taşınmazın Kamu Malı Niteliğinde Olması
Davaya konu taşınmaz kamu malı niteliğindeyse ayrıca intifadan men şartının gerçekleştiğinin ispat edilmesine gerek bulunmayabilir.
2. Taşınmazın Doğal Ürün Veren veya Gelir Getiren Bir Yer Olması
Bağ, bahçe, tarla, zeytinlik, incirlik gibi doğal ürün veren taşınmazlar ile işyeri veya konut gibi kiraya verilerek gelir elde edilen taşınmazlarda intifadan men şartı aranmayabilir.
Örneğin miras kalan zeytinlikten elde edilen ürünlerin yıllarca yalnızca bir mirasçı tarafından toplanması veya miras kalan işyerinin kira gelirinin diğer mirasçılarla paylaşılmaması halinde doğrudan ecrimisil talebi gündeme gelebilir.
3. Paydaşın Diğer Paydaşların Hakkını İnkar Etmesi
Taşınmazı kullanan paydaşın:
- “Bu taşınmaz tamamen bana ait.”
- “Sizin burada hiçbir hakkınız yok.”
şeklinde davranması halinde de intifadan men şartı aranmayabilir.
4. Kullanım Anlaşmasının Bulunması
Paydaşlar kendi aralarında taşınmazın hangi bölümünü kimin kullanacağı konusunda bir anlaşma yapmış olabilirler.
Bu anlaşmaya rağmen paydaşlardan biri belirlenen sınırları aşarak diğerlerinin kullanım hakkını ihlal ediyorsa ayrıca intifadan men şartı aranmayabilir.
5. Daha Önce Dava veya İcra Takibi Yapılmış Olması
Taraflar arasında daha önce;
- El atmanın önlenmesi davası,
- Ortaklığın giderilmesi davası,
- Ecrimisil davası,
- İcra takibi
bulunuyorsa Yargıtay uygulamasında ayrıca intifadan men şartı aranmayabilmektedir.
6. Kendiliğinden Ürün Veren Taşınmazlar
Biçilen otlar, toplanan fındıklar, çay ürünleri veya miras bırakan tarafından kurulmuş ve gelir elde eden işletmeler bakımından da intifadan men şartı aranmaksızın ecrimisil talep edilmesi mümkün olabilmektedir.
Özellikle tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu bölgelerde bu istisna uygulamada büyük önem taşımaktadır.
Miras Kalan Tarla Tek Bir Kardeş Tarafından İşletiliyorsa Ne Olur?
Nazilli ve çevresinde sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri budur.
Örneğin babadan kalan zeytinlik, incir bahçesi veya tarla yıllarca yalnızca bir kardeş tarafından işletilmiş olabilir.
Ürünler toplanmış, satılmış ve elde edilen gelir diğer mirasçılarla paylaşılmamış olabilir.
Bu durumda diğer mirasçıların ecrimisil veya gelir payı talep etme hakkı gündeme gelebilir.
Her somut olay kendi şartları içerisinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Miras Kalan Evde Oturan Kardeşten Kira İstenebilir mi?
Bu sorunun cevabı olayın özelliklerine göre değişmektedir.
Tek başına evde oturuyor olması her zaman kira ödeme yükümlülüğü doğurmaz.
Ancak;
- Diğer mirasçıların kullanımını engelliyorsa,
- Taşınmazı tamamen kendi yararına kullanıyorsa,
- İntifadan men gerçekleşmişse,
- Taşınmazdan elde edilen gelirleri paylaşmıyorsa,
ecrimisil talebi gündeme gelebilir.
Bu nedenle her olayın ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Payından Az Yer Kullanan Mirasçı Ne Yapmalıdır?
Uygulamada sık karşılaşılan durumlardan biri de mirasçının taşınmazdan tamamen mahrum bırakılmaması ancak payına oranla daha az yararlanmasıdır.
Bu durumda çözüm her zaman ecrimisil davası değildir.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre payından daha az yararlandığını düşünen paydaşın kesin çözümü çoğu zaman ortaklığın giderilmesi veya taksim yoluna başvurulmasıdır.
Bu nedenle miras kalan taşınmazlarda yaşanan her kullanım uyuşmazlığının ecrimisil davası ile çözülebileceği düşüncesi doğru değildir.
Bazı durumlarda ortaklığın giderilmesi davası daha etkili ve kalıcı bir çözüm sağlayabilir.
Ecrimisil Davasında Zamanaşımı Süresi
Ecrimisil alacaklarında genel olarak 5 yıllık zamanaşımı uygulanmaktadır.
Hak sahipleri belirli şartlar altında geriye dönük olarak son 5 yıllık döneme ilişkin taleplerde bulunabilir.
Karşı taraf zamanaşımı defi ileri sürmediği takdirde daha eski dönemlere ilişkin talepler de yargılama konusu olabilir.
Miras Hukukunda Ölüm Tarihi Neden Önemlidir?
Özellikle miras uyuşmazlıklarında ölüm tarihi büyük önem taşımaktadır.
Miras bırakanın ölümüyle birlikte mirasçılar tereke üzerinde hak sahibi hale gelirler.
Bu nedenle bazı uyuşmazlıklarda ecrimisil hesabı yapılırken ölüm tarihi dikkate alınabilmektedir.
Ecrimisil Davasında Görevli Mahkeme
Ecrimisil davalarında görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Yetki ve usule ilişkin diğer hususlar somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Ecrimisil Davası ile Ortaklığın Giderilmesi Davası Aynı Şey Midir?
Hayır.
Bu iki dava uygulamada sık sık karıştırılmaktadır.
Ortaklığın giderilmesi davası ortak mülkiyet ilişkisinin sona erdirilmesini amaçlar.
Ecrimisil davası ise geçmiş dönemde taşınmazın haksız kullanılması nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.
Bazı dosyalarda hem ortaklığın giderilmesi davası hem de ecrimisil davası birlikte gündeme gelebilmektedir.
Özellikle paydaşlardan birinin taşınmazı uzun yıllardır tek başına kullandığı durumlarda, hem geçmiş döneme ilişkin ecrimisil talepleri hem de ortaklığın sona erdirilmesine yönelik davalar açılması mümkün olabilmektedir.
Sonuç
Mirasçılardan birinin miras kalan ev, tarla, bahçe veya işyerini kullanıyor olması tek başına hukuka aykırı değildir. Ancak diğer mirasçıların haklarının ihlal edilmesi, taşınmazdan elde edilen gelirlerin paylaşılmaması, kullanım hakkının engellenmesi veya taşınmazın fiilen tek bir mirasçının kontrolüne bırakılması halinde ecrimisil talepleri gündeme gelebilir.
Her miras uyuşmazlığının kendine özgü özellikleri bulunduğundan, hak kaybı yaşanmaması için dava açılmadan önce hukuki durumun ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi önem taşımaktadır.





Bir Cevap Yazın