Konkordato Nedir?
Ekonomik dalgalanmalar, finansman maliyetlerinde)ki artış, tahsilat problemleri ve nakit akışındaki bozulmalar nedeniyle birçok şirket ödeme güçlüğü yaşayabilmektedir. Ancak her mali sıkıntıya düşen işletmenin iflas etmesi zorunlu değildir. Türk hukukunda, faaliyetlerini sürdürebilecek durumda olan ancak borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeme tehlikesi altında bulunan dürüst borçlular için öngörülen en önemli hukuki kurum konkordatodur.
Konkordato, İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenen, borçlunun alacaklılarıyla mahkeme denetiminde yaptığı yeniden yapılandırma anlaşmasıdır.
En basit ifadeyle konkordato;
- borçların belirli bir vadeye yayılmasını,
- borçların belirli kısmından indirim yapılmasını,
- işletmenin faaliyetine devam etmesini,
- alacaklıların ise iflasa göre daha yüksek oranda tahsilat yapmasını sağlayan hukuki bir yeniden yapılandırma mekanizmasıdır.
Konkordato, şirketleri korumak amacıyla getirilen bir af sistemi değildir. Aksine, ekonomik olarak yaşama şansı bulunan işletmelerin faaliyetlerine devam etmesini sağlayarak hem alacaklıların hem de ekonominin korunmasını amaçlayan bir kurumdur.
Konkordato Ne Demektir?
“Konkordato” kelimesi Latince concordatum kelimesinden gelmektedir.
Kelime anlamı;
anlaşma,
uzlaşma,
uyuşma
anlamlarını taşımaktadır.
Tarihsel olarak ilk kullanımı Papa ile devletler arasında yapılan anlaşmalar için kullanılmış olsa da günümüzde ticaret hukukunda tamamen farklı bir anlam kazanmıştır.
Bugün konkordato denildiğinde;
ödeme güçlüğüne düşen bir borçlunun, alacaklılarıyla mahkeme gözetiminde yaptığı ödeme anlaşması anlaşılır.
Konkordatonun Hukuki Tanımı
İcra ve İflas Kanunu’na göre konkordato;
Vadesi geldiği halde borçlarını ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlunun, alacaklılarına belirli bir ödeme planı teklif etmesi, bu teklifin gerekli çoğunluk tarafından kabul edilmesi ve mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda borçların yeniden yapılandırılmasıdır.
Dolayısıyla konkordato;
- tek taraflı değildir,
- otomatik olarak kabul edilmez,
- mahkeme denetiminde yürütülür,
- alacaklı çoğunluğunun onayını gerektirir,
- mahkeme kararıyla kesinleşir.
Konkordato ile İflas Arasındaki Farklar
Konkordato ve iflas, her ne kadar ekonomik zorluk yaşayan şirketlerle ilişkilendirilen hukuki kurumlar olsa da amaçları ve sonuçları bakımından birbirinden tamamen farklıdır. Uygulamada bu iki kavram sıklıkla karıştırılmaktadır. Oysa konkordato, işletmenin faaliyetlerini sürdürebilmesini amaçlayan bir yeniden yapılandırma süreci iken; iflas, borçlunun malvarlığının tasfiye edilerek alacaklılara dağıtılmasını öngören bir tasfiye prosedürüdür.
- Amaç Bakımından
Konkordatonun temel amacı, ödeme güçlüğü yaşayan ancak ekonomik olarak faaliyetlerini sürdürebilecek durumda bulunan şirketlerin yeniden yapılandırılmasını sağlamaktır. Şirketin ticari faaliyetlerini devam ettirmesi, istihdamın korunması ve alacaklıların iflasa kıyasla daha yüksek oranda alacaklarını tahsil edebilmesi hedeflenmektedir.
İflasta ise amaç, borçlunun malvarlığının tasfiye edilmesi ve elde edilen gelirin kanunda belirlenen sıra cetveline göre alacaklılara dağıtılmasıdır. Başka bir ifadeyle iflas, işletmenin kurtarılmasından ziyade hukuki tasfiyesini esas alır.
- Ticari Faaliyetlerin Devamı
Konkordato sürecinde şirket faaliyetlerine kural olarak devam eder. Ancak bu süreçte borçlunun işlemleri konkordato komiserinin gözetim ve denetimi altında yürütülür. Böylece şirket hem üretimini hem de ticari ilişkilerini sürdürebilir.
İflasta ise işletmenin ticari faaliyetleri kural olarak sona erer ve şirket tasfiye sürecine girer.
- Şirket Yönetimi ve Tasarruf Yetkisi
Konkordatoda borçlu şirket yönetimi görevine devam eder. Bununla birlikte bazı önemli hukuki işlemler, İcra ve İflas Kanunu’nun 297. maddesi kapsamında konkordato komiserinin iznine tabi tutulmuştur. Böylece şirket yönetimi faaliyetlerini sürdürürken alacaklıların menfaatleri de korunur.
İflasta ise tasarruf yetkisi büyük ölçüde borçludan alınır ve iflas idaresine geçer. Şirket artık malvarlığı üzerinde serbestçe tasarrufta bulunamaz.
- Alacaklılar Açısından Sonuçları
Konkordatoda hazırlanan ödeme projesi, kanunda öngörülen nitelikli çoğunluk tarafından kabul edilmesi ve mahkemece tasdik edilmesi halinde ilgili alacaklılar bakımından bağlayıcı hale gelir. Böylece alacaklar, konkordato projesinde belirlenen ödeme planına göre tahsil edilir.
İflasta ise alacaklılar, iflas masasındaki malvarlığının paraya çevrilmesi sonucunda elde edilen bedelden, kanundaki öncelik sırasına göre pay alırlar.
- İcra Takipleri Bakımından
Konkordato mühleti verilmesiyle birlikte, kanunda öngörülen istisnalar dışında borçlu aleyhine yürütülen icra takipleri durur ve yeni takip başlatılması mümkün olmaz. Bu koruma, şirketin yeniden yapılandırma sürecini sağlıklı şekilde tamamlayabilmesi amacıyla öngörülmüştür.
İflas kararıyla birlikte ise bireysel icra takipleri sona erer ve tüm alacakların iflas masası üzerinden yürütülen ortak tasfiye sürecinde takip edilmesi gerekir.
- Görevli Mahkeme
Hem konkordato hem de iflas davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Ancak yargılama usulü, uygulanacak hükümler ve hukuki sonuçlar bakımından iki süreç birbirinden önemli ölçüde farklılık göstermektedir.
Konkordato ile İflasın Karşılaştırılması
| Karşılaştırma Kriteri | Konkordato | İflas |
| Amaç | Borçların yeniden yapılandırılması ve işletmenin faaliyetlerini sürdürmesi | Borçlunun malvarlığının tasfiye edilerek alacaklılara dağıtılması |
| Ticari Faaliyet | Kural olarak devam eder. | Kural olarak sona erer. |
| Yönetim Yetkisi | Borçlu yönetimde kalır; bazı işlemler komiser iznine tabidir. | Tasarruf yetkisi iflas idaresine geçer. |
| Alacaklıların Durumu | Konkordato projesine göre tahsilat yapılır. | İflas masasından sıra cetveline göre ödeme yapılır. |
| İcra Takipleri | Mühlet süresince takipler durur ve yeni takip başlatılamaz. | İflas kararıyla bireysel takipler sona erer. |
| Görevli Mahkeme | Asliye Ticaret Mahkemesi | Asliye Ticaret Mahkemesi |
Konkordato ile iflas arasındaki en temel fark, konkordatonun şirketi yaşatmayı, iflasın ise şirketin malvarlığını tasfiye etmeyi amaçlamasıdır. Bu nedenle ödeme güçlüğü yaşayan ancak faaliyetlerini sürdürebilecek durumda olan işletmeler açısından, şartların oluşması halinde zamanında yapılacak bir konkordato başvurusu hem şirketin geleceği hem de alacaklıların menfaatlerinin korunması bakımından büyük önem taşımaktadır.
Konkordatonun Amacı Nedir?
Konkordatonun temel amacı, ödeme güçlüğüne düşmüş ancak ekonomik olarak faaliyetini sürdürebilecek işletmeleri iflastan kurtarmaktır.
İflas halinde;
- şirket faaliyetleri sona erebilir,
- çalışanlar işsiz kalabilir,
- üretim durabilir,
- alacaklıların önemli kısmı alacağını tahsil edemeyebilir.
Konkordato ise bunun yerine;
- şirketin ticari faaliyetlerini sürdürmesini,
- üretimin devam etmesini,
- istihdamın korunmasını,
- alacaklıların daha yüksek oranda tahsilat yapmasını,
- ekonomik değerlerin korunmasını hedefler.
Bu nedenle konkordato yalnızca borçluyu değil, ticari hayatın tamamını koruyan önemli bir hukuki kurumdur.
Konkordatonun Sağladığı Avantajlar
Borçlu Şirket Açısından
Konkordato süreci borçlu işletmeye önemli hukuki korumalar sağlar.
Bunlardan en önemlisi, mahkeme tarafından verilen geçici mühlet kararıyla birlikte;
- birçok icra takibinin durması,
- yeni takiplerin başlatılamaması,
- şirket malvarlığının korunması,
- işletmenin faaliyetine devam edebilmesi,
- ödeme planının yeniden oluşturulabilmesidir.
Bu süreç şirketin yeniden finansal dengeye ulaşması için zaman kazandırır.
Alacaklılar Açısından
Konkordato yalnızca borçluyu koruyan bir kurum değildir.
Alacaklılar bakımından da önemli avantajlar sağlar.
Şirket faaliyetlerini sürdürdüğü için;
- işletme gelir üretmeye devam eder,
- ödeme planı oluşturulur,
- iflasa göre daha yüksek tahsilat ihtimali doğar.
Ayrıca konkordato süresince şirketin malvarlığı komiser gözetiminde bulunduğundan, alacaklıların menfaatleri de korunmaya çalışılır.
Konkordato Türleri
Türk hukukunda konkordato farklı şekillerde uygulanabilir.
Vade Konkordatosu
Borçlu şirket borçlarının tamamını ödemeyi kabul eder.
Ancak mevcut mali durumu nedeniyle bunu hemen gerçekleştiremez.
Bu nedenle borçların belirli vadelere bölünmesini teklif eder.
Alacaklılar da bu ödeme planını kabul ederse borçlar taksitlendirilmiş olur.
Tenzilat Konkordatosu
Bazı durumlarda şirketin tüm borçlarını ödemesi ekonomik olarak mümkün olmayabilir.
Bu durumda borçlu;
borçların belirli kısmını ödemeyi,
kalan kısmın ise silinmesini teklif eder.
Alacaklıların kabul etmesi halinde borç belirlenen oranda sona erer.
Karma Konkordato
Uygulamada en sık karşılaşılan yöntemdir.Borçların bir kısmı silinir.Kalan kısmı ise belirli vadelerde ödenir.Böylece hem indirim hem de taksitlendirme birlikte uygulanır.
Kimler Konkordato Başvurusu Yapabilir?
İcra ve İflas Kanunu’nun 285. maddesi, konkordato başvurusu bakımından geniş bir düzenleme benimsemiştir.
Kanunda “herhangi bir borçlu” ifadesi kullanılmıştır.
Dolayısıyla yalnızca büyük şirketler değil;
- anonim şirketler,
- limited şirketler,
- şahıs işletmeleri,
- gerçek kişi tacirler,
- tacir olmayan gerçek kişiler,
Ayrıca belirli şartlar altında, doğrudan iflas talep etme hakkına sahip alacaklılar da konkordato talebinde bulunabilir.
Konkordatoya Başvurabilmek İçin Hangi Durumların Bulunması Gerekir?
Her borçlu konkordato ilan edemez. Başvurunun temel şartı; borçlunun, borçlarını vadesinde ödeyememesi veya yakın gelecekte ödeyememe tehlikesi altında bulunmasıdır.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
Konkordato davalarında görevli mahkeme; Asliye Ticaret Mahkemesidir.
Yetkili mahkeme ise borçlunun merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesidir.
Başvuru dilekçesinin eksiksiz hazırlanması büyük önem taşır.
Kanun, kötü niyetli başvuruların önlenmesi amacıyla kapsamlı belge sunulmasını zorunlu kılmıştır.
Konkordato Başvurusunda Sunulması Gereken Belgeler
Mahkemeye sunulacak belgeler arasında özellikle;
- konkordato ön projesi,
- borçlunun mal varlığının durumunu gösterir belgeler,
- alacaklı ve alacak listesi,
- karşılaştırma tablosu,
- makul güvence veren denetim raporu yer almaktadır.
Bu belgeler, şirketin gerçekten yeniden yapılandırılabilir durumda olup olmadığının tespitinde büyük önem taşır.
Konkordato Ön Projesi Nedir?
Başvurunun en önemli belgelerinden biri konkordato ön projesidir.
Bu projede;
- borçların hangi vadelerde ödeneceği,
- ödeme kaynaklarının nasıl oluşturulacağı,
- şirketin faaliyetlerini nasıl sürdüreceği,
- finansal iyileşmenin hangi yöntemlerle sağlanacağı
ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır.
Mahkeme ve konkordato komiseri, projenin uygulanabilir olup olmadığını bu belge üzerinden değerlendirir.
Sonuç
Konkordato, ödeme güçlüğü yaşayan ancak faaliyetlerini sürdürebilecek durumda bulunan şirketler için önemli bir yeniden yapılandırma mekanizmasıdır. Sürecin başarıyla sonuçlanabilmesi; başvurunun doğru zamanda yapılmasına, mali tabloların gerçeği yansıtmasına ve uygulanabilir bir konkordato projesi hazırlanmasına bağlıdır.
Şirketler açısından konkordato, yalnızca borçların ertelenmesini sağlayan bir süreç değil; ticari faaliyetlerin devamını, istihdamın korunmasını ve alacaklılarla hukuki zeminde sürdürülebilir bir uzlaşma kurulmasını amaçlayan kapsamlı bir hukuki yeniden yapılanma sürecidir.
Sık Sorulan Sorular
Konkordato ilan etmek borçları tamamen siler mi?
Hayır. Konkordato, somut olayın özelliklerine göre borçların vadelendirilmesini, belirli bir kısmında indirim yapılmasını veya her iki yöntemin birlikte uygulanmasını sağlayabilir.
Konkordatoya sadece şirketler mi başvurabilir?
Hayır. İcra ve İflas Kanunu’nda öngörülen şartları taşıyan gerçek kişiler de konkordato talebinde bulunabilir.
Konkordato başvurusu yapılınca şirket faaliyetleri durur mu?
Hayır. Kural olarak şirket faaliyetlerine devam eder. Ancak bazı işlemler konkordato komiserinin iznine veya mahkemenin denetimine tabi olabilir.
Konkordato iflas anlamına mı gelir?
Hayır. Konkordato ile iflas farklı hukuki kurumlardır. Konkordato, iflasın önlenmesini ve şirketin faaliyetlerini sürdürebilmesini amaçlayan bir yeniden yapılandırma sürecidir.

Bir Cevap Yazın