Konkordato İlan Eden Şirketten Alacak Nasıl Tahsil Edilir? Alacaklı Şirketler İçin Rehber-2026

11–16 dakika
konkordato-şirket-alacak-çek-senet-icra

Konkordato Sürecinde Alacaklının Rolü Nedir?

Konkordato sürecinde alacaklılar yalnızca borçlunun sunduğu ödeme planının sonucunu bekleyen taraf değildir. Sürecin farklı aşamalarında alacaklılara itiraz, alacak bildirimi, konkordato projesinin değerlendirilmesi ve oylamaya katılma gibi çeşitli haklar tanınmıştır.

Borçlu hakkında geçici mühlet kararı verilmesiyle birlikte alacaklılar açısından ilk önemli aşamalardan biri, konkordato talebine ve mühlet kararına karşı kanunda öngörülen imkânların değerlendirilmesidir. Sürecin devamında konkordato komiserinin alacaklıları ilana davet etmesi üzerine alacağın süresinde bildirilmesi gerekir. Bildirilen alacak borçlu tarafından kabul edilmezse çekişmeli alacak prosedürü gündeme gelebilir.

Kesin mühlet döneminde ise borçlunun mali durumu ve konkordato projesinin uygulanabilirliği komiser tarafından incelenirken, alacaklıların projeden ne şekilde etkileneceği belirginleşir. Daha sonra gerçekleştirilen alacaklılar toplantısında konkordato projesi müzakere edilir ve kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde oylanır. Projenin kabul edilmesi tek başına yeterli olmayıp konkordatonun mahkeme tarafından tasdik edilmesi gerekir.

Bu nedenle alacaklı açısından konkordato süreci kabaca; ilan ve mühlet kararının takibi → alacağın bildirilmesi → alacağın kabul veya itiraza uğramasının takibi → konkordato projesinin incelenmesi → alacaklılar toplantısı ve oylama → tasdik sürecinin takibi şeklinde ilerler.

 

Bir şirket hakkında konkordato sürecinin başlaması, bu şirketten alacağı bulunan işletmeler açısından önemli hukuki sonuçlar doğurur. Ancak borçlu şirketin konkordato talebinde bulunması veya hakkında geçici ya da kesin mühlet kararı verilmesi, alacaklının alacağının ortadan kalktığı anlamına gelmez. Değişen esas olarak alacağın hangi yöntemlerle takip ve tahsil edilebileceğidir.

Konkordato sürecinde alacaklının yalnızca borçlu şirketin ödeme yapmasını beklemesi yeterli değildir. Konkordato ilanlarının takip edilmesi, alacağın süresinde bildirilmesi, borçlunun alacağa ilişkin beyanının kontrol edilmesi, konkordato projesinin değerlendirilmesi ve gerektiğinde ilgili hukuki yollara süresinde başvurulması önem taşır.

Özellikle alacağın borçlunun bilançosunda bulunup bulunmadığı, borçlunun alacağı kabul edip etmediği, alacağın rehinle teminat altına alınıp alınmadığı ve borçtan birlikte sorumlu başka kişilerin bulunup bulunmadığı alacaklının izleyeceği yolu değiştirebilir.

Bu nedenle “Konkordato ilan eden şirketten alacağımı nasıl tahsil ederim?” sorusunun cevabı, konkordato dosyasının ve alacağın niteliğinin birlikte değerlendirilmesini gerektirir.

Konkordato İlan Eden Şirketten Alacak Tahsil Edilebilir mi?

Evet. Konkordato, borçlu şirketin borçlarını kendiliğinden ortadan kaldıran bir kurum değildir. Alacak varlığını sürdürür. Ancak konkordato mühletiyle birlikte alacağın olağan icra ve tahsil yöntemleriyle takip edilmesi önemli ölçüde değişir.

Konkordatonun tasdik edilmesi hâlinde ise alacağın ne ölçüde ve hangi vadede ödeneceği konkordato projesine göre belirlenebilir. Bu nedenle alacaklı şirket açısından yalnızca “alacağım var mı?” sorusu değil; alacağın konkordatoda hangi statüde bulunduğu, projeye dahil olup olmadığı ve hangi miktar üzerinden dikkate alınacağı da önemlidir.

Konkordato Kararı Verildiğinde Alacaklı İlk Olarak Ne Yapmalıdır?

Borçlu hakkında geçici mühlet kararı verilmesi hâlinde karar ilan edilir. Alacaklılar, ilan tarihinden itibaren yedi günlük kesin süre içerisinde dilekçeyle itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığını delilleriyle ileri sürebilir ve mahkemeden konkordato talebinin reddini isteyebilir.

Sürecin devamında alacaklı açısından konkordato komiserinin ilanlarının takip edilmesi özellikle önem taşır. Alacakların bildirilmesi, alacaklılar toplantısı ve konkordato projesinin değerlendirilmesi gibi işlemler belirli süreler içerisinde gerçekleştirildiğinden, alacaklı şirketin konkordato dosyasını pasif biçimde beklemesi hak kaybı riskini artırabilir.

Konkordato Sürecinde İcra Takibi Yapılabilir mi?

Konkordato mühleti boyunca kanunda öngörülen istisnalar dışında borçlu aleyhine yeni icra takibi başlatılamaz ve daha önce başlatılmış takipler durur. Dolayısıyla konkordato ilan eden bir şirketten alacağı bulunan kişinin, normal şartlarda başvurabileceği bireysel icra yolları mühlet süresince sınırlandırılmıştır.

Ancak bütün alacaklar aynı hukuki rejime tabi değildir. Özellikle rehinle temin edilmiş alacaklar bakımından rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılması veya başlamış takibe devam edilmesi mümkün olmakla birlikte, mühlet süresince muhafaza tedbiri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.

Konkordatodan Önce Başlatılan İcra Takipleri Ne Olur?

Geçici mühlet kararı verilmeden önce başlatılmış takipler, konkordato mühleti nedeniyle bulunduğu aşamada durur. Mühlet kararı, daha önce konulmuş haczi tek başına derhâl ortadan kaldırmaz; ancak takibin ilerletilmesi ve haczedilen malın paraya çevrilmesi konkordato hükümlerinin etkisine girer.

Konkordatonun tasdik edilmesi hâlinde ise geçici mühlet kararından önce başlatılmış takiplerde konulan ve henüz paraya çevrilmemiş hacizler, kanunda öngörülen istisnalar dışında hükümden düşer.

Konkordato Sürecinde İhtiyati Haciz Kararı Alınabilir mi?

Burada ihtiyati haciz kararının verilmesi ile kararın uygulanması birbirinden ayrılmalıdır. İncelediğimiz kaynaklarda konkordato mühletinin ihtiyati haciz talep edilmesine ve mahkeme tarafından ihtiyati haciz kararı verilmesine tek başına engel olmadığı; buna karşılık mühlet nedeniyle ihtiyati haciz kararının borçlunun malvarlığı üzerinde uygulanamayacağı belirtilmektedir.

Dolayısıyla konkordato sürecinde ihtiyati haciz bakımından yalnızca “karar alınabilir mi?” sorusuna değil, alınan kararın icra edilip edilemeyeceğine de bakılması gerekir. Konkordatonun takipler üzerindeki etkisi nedeniyle ihtiyati haczin uygulanması aşamasında önemli sınırlamalar ortaya çıkmaktadır.

Konkordato Sürecinde Alacak Davası Açılabilir mi?

Konkordato mühletinin getirdiği yasak esas olarak borçluya karşı yürütülen takip işlemleriyle ilgilidir. Bu nedenle konkordato mühleti, alacağın esasına ilişkin davaların açılmasına veya daha önce açılmış davaların görülmeye devam edilmesine tek başına engel oluşturmaz.

Örneğin alacak hakkında itirazın iptali veya alacak davasının görülmesi mümkün olabilir. Bununla birlikte dava sonunda elde edilen kararın mühlet devam ederken icra yoluyla yerine getirilmesi, konkordatonun takip yasağına ilişkin hükümlerine tabidir.

Konkordato Mühletinde Zamanaşımı İşler mi?

Konkordato mühleti içerisinde bir takip işlemiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez. Bu düzenleme, alacaklının konkordato nedeniyle takip yapamadığı dönemde sırf bu nedenle süre kaybına uğramasının önlenmesi bakımından önem taşır.

Bununla birlikte alacaklının konkordato sürecinde yerine getirmesi gereken alacak bildirimi gibi özel süreler ayrıca takip edilmelidir. Konkordato mühletinin zamanaşımı üzerindeki etkisi, konkordato prosedürünün kendi içinde öngördüğü sürelerin dikkate alınmayabileceği anlamına gelmez.

Konkordatoda Alacak Bildirimi Nasıl Yapılır?

Konkordato komiseri, alacaklıları ilan yoluyla alacaklarını bildirmeye davet eder. Alacaklıların ilan tarihinden itibaren 15 gün içerisinde alacaklarını bildirmeleri gerekir. Bildirim sırasında alacağın miktarının yanı sıra alacağın dayanağının ve varsa alacağı ispatlayan belgelerin de sunulması önemlidir.

Ticari alacağın niteliğine göre sözleşmeler, faturalar, cari hesap kayıtları, banka kayıtları, çek ve senetler, teslim belgeleri, mahkeme kararları ve mevcut icra dosyaları alacağın dayanağını ortaya koymak amacıyla kullanılabilir.

Konkordatoda 15 Günlük Alacak Bildirim Süresi Kaçırılırsa Ne Olur?

Alacak bildiriminin süresinde yapılmamasının sonucu özellikle alacağın borçlunun bilançosunda kayıtlı olup olmamasına göre önem kazanır. Borçlunun bilançosunda bulunmayan ve 15 günlük bildirim süresinde kaydedilmeyen alacak konkordato nisabına dahil edilmez ve alacaklı konkordato oylamasına katılamaz.

Alacağın süresinde bildirilmemesi, alacağın maddi hukuk bakımından kendiliğinden yok olması anlamına gelmez. Ancak alacak borçlunun ticari defterlerinde ve bilançosunda hiç yer almıyorsa ve alacaklı tarafından da süresinde bildirilmemişse, alacaklının konkordato projesinden pay alması bakımından önemli sonuçlar ortaya çıkar ve alacağın genel hükümlere göre ileri sürülmesi gündeme gelir.

Alacak Borçlunun Bilançosunda Kayıtlıysa Ne Olur?

İİK m.299’da alacağını süresinde bildirmeyen alacaklı bakımından “bilançoda kayıtlı olmadıkça” ayrımının yapılması önemlidir. Dolayısıyla alacağın borçlunun bilançosunda kayıtlı bulunup bulunmadığı, bildirim süresinin kaçırılmasının sonuçlarının değerlendirilmesinde ayrıca dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle 15 günlük süreyi kaçıran bir alacaklının durumunda doğrudan “alacak sona erdi” veya “hiçbir hak kalmadı” sonucuna ulaşmak yerine, öncelikle alacağın borçlunun kayıtlarında bulunup bulunmadığının ve konkordato dosyasındaki durumunun incelenmesi gerekir.

Borçlu Şirket Alacağı Kabul Etmezse Ne Olur? Çekişmeli Alacak Nedir?

Alacaklı tarafından konkordato komiserine bildirilen alacağın borçlu tarafından tamamen veya kısmen kabul edilmemesi mümkündür. Borçlunun alacağa itiraz etmesi, alacağın kendiliğinden ortadan kalkmasına neden olmaz; alacak çekişmeli alacak hâline gelir.

İİK m.302/6 kapsamında konkordato mahkemesinin yaptığı incelemenin amacı alacağın maddi hukuk bakımından kesin olarak mevcut olup olmadığını belirlemek değildir. Mahkeme, çekişmeli alacağın konkordato hesabına ve oylama nisabına katılıp katılmayacağına, katılacaksa hangi miktar üzerinden dikkate alınacağına karar verir. Bu karar, alacağın esasına ilişkin kesin hüküm oluşturmaz.

Borçlu Alacağın Sadece Bir Kısmını Kabul Ederse Ne Olur?

Borçlu, bildirilen alacağın tamamını reddedebileceği gibi yalnızca bir kısmını da kabul edebilir. Örneğin alacaklı şirket 2.000.000 TL alacak bildirmiş ancak borçlu yalnızca 800.000 TL’yi kabul etmişse, kalan bölüm çekişmeli hâle gelebilir.

Komiser; alacak kayıt dilekçesini, alacağın dayanaklarını, borçlunun itirazını, itiraz sebeplerini ve delilleri mahkemeye sunar. İncelediğimiz kaynakta mahkemenin burada kapsamlı bir alacak davası yürütmediği, daha sınırlı ve yaklaşık ispat ölçüsünde bir değerlendirme yaptığı belirtilmektedir.

Daha Önce İcra Takibi Yapılmışsa Alacak Otomatik Olarak Kabul Edilir mi?

Hayır. İncelediğimiz kaynağa göre icra takibinin kesinleşmiş olması, çekişmeli alacağın konkordato kapsamında hangi miktarla dikkate alınacağı konusunda konkordato mahkemesini otomatik olarak bağlamaz. Bununla birlikte icra dosyasında bulunan belgeler mahkemenin değerlendirmesinde kullanılabilir.

Aynı şekilde alacağın hâlihazırda başka bir davaya konu olması da alacağın kendiliğinden konkordato nisabına dahil edileceği anlamına gelmez. Devam eden davadaki bilgi ve belgeler değerlendirmede kullanılabilir.

Alacak Hakkında Daha Önce Mahkeme Kararı Varsa Ne Olur?

İncelediğimiz kaynakta, mahkeme kararıyla belirlenmiş bir alacağın karar henüz kesinleşmemiş olsa dahi konkordato nisabına dahil edilmesi gerektiği ve yalnızca kararın kesinleşmemiş olması nedeniyle çekişmeli alacak olarak değerlendirilmemesi gerektiği belirtilmektedir.

Bu nedenle konkordato öncesinde alacak hakkında açılmış bir davanın bulunması ve bu davada karar verilmiş olması, alacaklının konkordato dosyasındaki konumu bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Konkordatoda Alacağı Reddedilen Alacaklı Ne Yapabilir?

Konkordato kapsamında çekişmeli hâle gelen alacak bakımından konkordato mahkemesinin verdiği karar, alacağın gerçekten var olup olmadığı meselesini kesin olarak çözmez. Bu nedenle konkordato kapsamında dikkate alınmayan veya itiraza uğrayan alacağın daha sonra dava konusu yapılması mümkündür.

İİK m.308/b kapsamında, alacağı itiraza uğramış alacaklı tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içerisinde dava açabilir. Bu süre alacaklı bakımından özellikle önemlidir.

Çekişmeli Alacağın Konkordato Payı Ne Olur?

Mahkeme, çekişmeli alacağa konkordato projesine göre düşecek payın, alacak davası kesinleşinceye kadar borçlu tarafından belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir.

Alacaklının tasdik kararının ilanından itibaren bir aylık süre içerisinde dava açmaması hâlinde ise bu paydan ödeme talep etmesi mümkün olmaz ve bankaya yatırılmış bulunan pay borçluya iade edilir. Bu nedenle çekişmeli alacak sahibi şirketlerin tasdik kararını ve buna bağlı dava süresini ayrıca takip etmeleri gerekir.

Konkordatoda Alacaklılar Toplantısı Nedir?

Alacakların bildirilmesi ve incelenmesinin ardından konkordato projesi alacaklıların müzakeresine sunulur. Konkordato komiseri toplantıya başkanlık eder ve borçlunun mali durumu hakkında rapor verir. Borçlu da gerekli açıklamaları yapmak üzere toplantıda hazır bulunur.

Konkordato projesinin kabulü için kanunda öngörülen alacaklı ve alacak çoğunluklarının sağlanması gerekir. Alacaklı açısından toplantı yalnızca biçimsel bir işlem değildir; teklif edilen ödeme oranı, ödeme vadeleri ve projenin uygulanabilirliği bu aşamada değerlendirilir.

Alacaklı Konkordato Projesini Kabul Etmek Zorunda mıdır?

Hayır. Alacaklı konkordato projesine kabul veya ret oyu verebilir. Dolayısıyla borçlu şirketin sunduğu ödeme teklifinin alacaklı tarafından kabul edilmesi zorunlu değildir.

Ancak alacaklının vereceği oyun bazı durumlarda borçtan birlikte sorumlu kişilere karşı sahip olduğu haklarla da bağlantısı bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle kefil veya başka bir birlikte sorumlunun bulunduğu ticari ilişkilerde, projeye verilecek oyun sonuçları yalnızca borçlu şirket yönünden değerlendirilmemelidir.

Konkordato İlan Eden Şirketin Kefiline veya Borçtan Birlikte Sorumlu Kişilere Başvurulabilir mi?

İİK m.303, alacaklının borçtan birlikte sorumlu kişilere karşı haklarını konkordato projesine muvafakat edip etmemesine göre düzenlemektedir. Konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı, borçtan birlikte sorumlu kişilere karşı bütün haklarını muhafaza eder.

Dolayısıyla alacaklının konkordato projesine muvafakat etmemesi, aynı borçtan sorumlu diğer kişilere karşı sahip olduğu hakları ortadan kaldırmaz. Özellikle borcun birden fazla kişi tarafından güvence altına alındığı ticari ilişkiler bakımından bu husus önemlidir.

Konkordato Projesini Kabul Eden Alacaklı Birlikte Sorumlulara Başvurabilir mi?

Konkordatoya muvafakat eden alacaklı bakımından kanun belirli şartlar öngörmektedir. Alacaklının birlikte sorumlu kişilere karşı haklarını koruyabilmesi için kendi haklarını bu kişilere ödeme karşılığında devretmeyi teklif etmesi ve konkordato toplantısının günü ile yerini en az on gün önceden bildirmesi gerekir. Bu şartların yerine getirilmesi hâlinde konkordatoya muvafakat eden alacaklı da birlikte sorumlulara karşı haklarını koruyabilir.

Alacaklı ayrıca müracaat hakkını kaybetmeksizin birlikte sorumlu kişilere konkordato müzakerelerine katılma yetkisi verebilir ve onların vereceği kararı kabul edeceğini taahhüt edebilir. Bu nedenle birlikte sorumluların bulunduğu alacaklarda konkordato toplantısından önce İİK m.303’ün ayrıca değerlendirilmesi önemlidir.

Konkordato Projesi Alacaklı Şirket Açısından Nasıl Değerlendirilmelidir?

Konkordato projesi değerlendirilirken yalnızca borçlunun “borcun yüzde kaçını ödeyeceği” dikkate alınmamalıdır. Örneğin 1.000.000 TL alacağı bulunan bir şirkete borcun %70’inin üç yıl içerisinde ödenmesi teklif ediliyorsa, ödeme oranı kadar ödeme vadelerinin ve projenin uygulanabilirliğinin de değerlendirilmesi gerekir.

Alacaklı bakımından teklif edilen ödeme miktarı, vadeler, borçlunun ödeme kaynakları ve işletmenin mali yapısı ile borçlunun iflas etmesi durumunda elde edilebilecek muhtemel tahsilat birlikte ele alınmalıdır. Bu değerlendirme, alacaklının konkordato projesine kabul veya ret oyu verme kararında önem taşır.

Konkordatonun Tasdiki Alacaklıyı Nasıl Etkiler?

Konkordatonun tasdik edilmesiyle birlikte konkordato projesi bağlayıcı hâle gelir. Tasdik kararında alacaklıların alacaklarından hangi ölçüde vazgeçtikleri ve borçlunun kalan borçlarını hangi ödeme takvimine göre yerine getireceği gösterilir.

Bağlayıcı hâle gelen konkordato, kanunda öngörülen istisnalar dışında konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içerisinde doğan alacaklar bakımından uygulanır. Bu nedenle alacağın hangi tarihte doğduğu ve niteliği, tasdik edilen konkordatodan etkilenip etkilenmeyeceğinin belirlenmesinde önemlidir.

Her Alacak Konkordatodan Aynı Şekilde mi Etkilenir?

Hayır. Konkordato sürecinde alacağın niteliği önemlidir. Adi alacaklar, rehinli alacaklar, imtiyazlı alacaklar, kamu alacakları ve mühlet içerisinde komiserin izniyle doğan alacaklar aynı hukuki sonuçlara tabi değildir.

Örneğin mühlet içerisinde komiserin izniyle gerçekleştirilen işlemlerden doğan alacaklar konkordato şartlarına tabi değildir ve tamamen ödenmeleri gerekir. İşçi ve nafaka alacakları ile kamu alacakları bakımından da konkordatonun genel hükümlerinden farklı sonuçlar söz konusudur.

Rehinli Alacaklıların Durumu Nedir?

Rehinli alacaklar konkordato içerisinde ayrıca değerlendirilir. Rehinli alacaklılar, rehinle karşılanan alacak miktarı bakımından adi konkordato çoğunluğunun belirlenmesinde hesaba katılmaz; rehnin kıymetini aşan ve teminatsız kalan kısım ise hesaba dahil edilebilir.

Borçlu, konkordato ön projesinde belirtmek şartıyla rehinli borçlarının yapılandırılmasını da talep edebilir. Kesin mühlet içerisinde rehinli alacaklılarla anapara veya faiz indirimi, vadelendirme ya da başka ödeme teklifleri üzerinde müzakere yapılabilir.

Konkordato Sürecinde Sözleşmeler Ne Olur?

Borçlunun taraf olduğu ve işletmenin faaliyetlerinin devamı bakımından önem taşıyan sözleşmelerin devamı esastır. Sözleşmede borçlunun konkordato talep etmesinin sözleşmeye aykırılık veya haklı fesih sebebi oluşturacağı ya da borcu muaccel hâle getireceği yönünde hükümler bulunsa dahi, yalnızca konkordato başvurusu nedeniyle bu hükümler uygulanmaz.

Sözleşmede bu yönde açık bir hüküm bulunmasa dahi yalnızca borçlunun konkordatoya başvurması gerekçesiyle sözleşme sona erdirilemez. Bununla birlikte konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen aşırı külfetli sürekli borç ilişkilerinin komiserin uygun görüşü ve mahkemenin izniyle feshedilmesi mümkündür.

Konkordato Sürecinde Kira Alacağı Tahsil Edilebilir mi?

Borçlu şirketin kiracı olduğu durumlarda, konkordato mühleti kira alacağının icra yoluyla tahsilini de etkileyebilir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 05.03.2026 tarihli kararında, kira alacağının tahsili ve kiracının tahliyesi amacıyla geçici mühlet kararından önce icra takibi başlatılmış olmasına rağmen, İİK m.294/1 uyarınca mühlet sonrasında kira alacağına ilişkin takibe devam edilemeyeceği kabul edilmiştir.

Bu nedenle kiraya veren şirket veya taşınmaz sahipleri açısından “icra takibini konkordatodan önce başlatmış olmak”, tek başına takibin mühlet döneminde devam ettirilebileceği anlamına gelmez. Somut olayda kira alacağı ve tahliye istemiyle başlatılan takibin devamına ilişkin ilk derece kararı bu nedenle kaldırılmış ve dava reddedilmiştir.

Konkordato Talebi Reddedilirse Alacaklı Ne Yapabilir?

Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve ret kararı ilan edilerek ilgili yerlere bildirilir. Konkordato korumasının sona ermesiyle birlikte alacaklı açısından icra ve tahsil yollarına yeniden başvurulması gündeme gelir.

Borçlunun iflasa tabi kişilerden olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin mevcut bulunması hâlinde mahkeme borçlunun iflasına resen karar verebilir. Bu nedenle konkordatonun reddi sonrasında alacaklının izleyeceği yol, borçlu hakkında iflas kararı verilip verilmediğine göre de değişebilir.

Konkordato Sürecinde Alacaklı Şirketler Nelere Dikkat Etmelidir?

Konkordato ilan eden bir şirketten alacağı bulunan işletmeler açısından sürecin başından sonuna kadar takip edilmesi önem taşır. Özellikle konkordato ilanlarının ve komiser duyurularının kontrol edilmesi, 15 günlük alacak bildirim süresinin kaçırılmaması, alacağın dayanaklarının eksiksiz sunulması ve borçlunun bildirilen alacağa itiraz edip etmediğinin takip edilmesi gerekir.

Bunun yanında alacak çekişmeli hâle gelmişse mahkemenin konkordato nisabına ilişkin kararı ile alacağın esasına ilişkin dava birbirinden ayrılmalı; tasdik kararından sonra İİK m.308/b kapsamında öngörülen bir aylık süre gözden kaçırılmamalıdır. Borçtan birlikte sorumlu kişilerin bulunduğu durumlarda ise konkordato projesine oy verilmeden önce İİK m.303 kapsamında diğer sorumlulara karşı hakların korunması ayrıca değerlendirilmelidir.

Sonuç

Konkordato ilan eden bir şirketten alacaklı olmak, alacağın ortadan kalktığı anlamına gelmez. Bununla birlikte konkordato, alacağın takip ve tahsil yöntemini önemli ölçüde değiştiren ve alacaklıların belirli süreler içerisinde işlem yapmasını gerektiren bir süreçtir.

Alacağın süresinde bildirilmesi, borçlunun alacağa ilişkin beyanının kontrol edilmesi, çekişmeli alacak hâlinde gerekli hukuki yolların takip edilmesi, konkordato projesinin ekonomik ve hukuki açıdan değerlendirilmesi ve alacaklılar toplantısında verilecek oyun sonuçlarının dikkate alınması özellikle şirket alacaklıları bakımından önem taşır.

Demireller Hukuk Bürosu olarak; konkordato ilan eden şirketlerden alacağı bulunan şirketlere ve ticari işletmelere, alacağın konkordato komiserliğine bildirilmesinden çekişmeli alacakların takibine, alacaklılar toplantısı ve konkordato projesinin değerlendirilmesinden dava ve alacak tahsil süreçlerine kadar hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunuyoruz. Konkordato sürecindeki bir şirketten alacağınız bulunuyorsa, alacağınızın niteliği ve konkordato dosyasının mevcut aşaması değerlendirilerek izlenebilecek hukuki yolların belirlenmesi için Demireller Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Demireller Hukuk sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin