Nazilli ve Aydın’da Arabuluculuk Süreçlerinde Hukuki Destek ve Tahkimde Taraf Vekilliği
Arabuluculuk ve tahkim; uyuşmazlığın mahkeme dışında veya mahkeme yerine, taraflarca belirlenen yollarla çözülmesini sağlayan iki ayrı yöntemdir. Av. Betül Demireller Güzel, Nazilli’deki bürosunda bu süreçlerde taraflardan birine hukuki danışmanlık ve vekillik hizmeti sunar: arabuluculuğa hazırlık, görüşmelerde müvekkilin temsili, anlaşma metninin hukuki incelemesi ve tahkimde taraf vekilliği.
Bu sayfadaki hizmet, arabuluculuk faaliyeti değil, taraf vekilliği ve hukuki danışmanlıktır. Dava şartı arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlıkta başvuru yapılmadan dava açılması davanın usulden reddine yol açabileceğinden, süreç başlamadan önce bilgi almanız yararlı olur. Dosyanız için aşağıdaki butonlardan bize ulaşabilirsiniz.
Bu Sayfada Neler Bulacaksınız?
Arabuluculuk Sürecinde Avukat Desteği
Aşağıdaki başlıklar, arabuluculuğun temel kavramlarını ve sürecin hangi aşamalarında hukuki desteğin gündeme geldiğini özetler. Kanun atıfları 6 Kasım 2026 itibarıyla derlenmiştir.
Arabuluculuk nedir?
Arabuluculuk; tarafsız ve bağımsız bir arabulucunun, tarafların müzakere ederek kendi çözümlerini üretmelerine yardımcı olduğu, gönüllülük esasına dayanan bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Arabulucu hüküm vermez, çözümü taraflar belirler. 6325 sayılı Kanun, tarafların serbestçe tasarruf edebildiği özel hukuk uyuşmazlıklarına uygulanır (m. 1); aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir.
Süreç gizlidir (m. 4). Arabuluculuk sırasında yapılan öneri ve kabuller, aksi kararlaştırılmadıkça sonraki yargılamada delil olarak kullanılamaz. Bu nedenle görüşmelerde ne söylendiğinin ve hangi belgenin sunulduğunun önceden planlanması önemlidir.
Dava şartı (zorunlu) arabuluculuk nedir?
Dava şartı arabuluculuk; kanunda öngörülen uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının zorunlu olduğu arabuluculuk türüdür. Başvuru yapılmadan açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir. Ortak usul hükümleri 6325 sayılı Kanun m. 18/A’da yer alır.
Arabulucuyu arabuluculuk bürosu görevlendirir. Arabulucu başvuruyu kural olarak üç hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir (m. 18/A). Ticari davalarda ise TTK m. 5/A kapsamında süre altı hafta olup zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir.
İhtiyari arabuluculuk nedir?
İhtiyari arabuluculuk; kanunen zorunlu olmadığı hâlde tarafların kendi iradeleriyle, dava öncesinde veya dava sırasında arabulucuya başvurdukları arabuluculuk türüdür (6325 sayılı Kanun m. 13). Karşı tarafa yapılan arabuluculuk teklifine otuz gün içinde olumlu yanıt verilmezse, aksi kararlaştırılmadıkça teklif reddedilmiş sayılır. Mahkeme de dava sırasında tarafları arabuluculuğa teşvik edebilir.
İş, ticaret, tüketici, kira, ortaklığın giderilmesi ve diğer uyuşmazlıklarda arabuluculuk
Arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı uyuşmazlığın türüne göre belirlenir. Aşağıdaki liste genel çerçeveyi gösterir; tahkim sözleşmesi veya özel kanunda zorunlu çözüm yolu bulunan hâller (6325 sayılı Kanun m. 18/A, f. 18) ile diğer istisnalar somut dosyada ayrıca kontrol edilir.
- İş uyuşmazlıkları: Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacakları ile tazminatlar ve işe iade talepleri için 1 Ocak 2018’den itibaren dava şartıdır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3). İş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat bu kapsamın dışındadır. Ayrıntı için iş hukuku ve işçilik alacakları sayfasına ve kıdem tazminatı rehberine bakabilirsiniz.
- Ticari uyuşmazlıklar: Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri için 1 Ocak 2019’dan itibaren dava şartıdır (TTK m. 5/A); kanunda belirtilen ölçüde menfi tespit, istirdat ve itirazın iptali davaları da kapsama alınmıştır. Ayrıntı: ticari uyuşmazlıklar.
- Tüketici uyuşmazlıkları: Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava şartıdır (6502 sayılı Kanun m. 73/A); tüketici hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklar kapsam dışındadır. Ayrıntı: tüketici hakem heyetine başvuru rehberi.
- Kira uyuşmazlıkları: 1 Eylül 2023’ten itibaren kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m. 18/B); ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümler istisnadır. Ayrıntı: kira sözleşmesi rehberi ve kiracının ayıp nedeniyle hakları.
- Ortaklığın giderilmesi: Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında da 1 Eylül 2023’ten itibaren dava şartıdır (m. 18/B). Miras kalan taşınmazlarda mirasçılar bakımından ayrıntı için miras hukuku sayfasına ve ortaklığın giderilmesi davası rehberine bakabilirsiniz.
- Kat mülkiyeti ve komşuluk hukuku: Kat Mülkiyeti Kanunu ile komşu hakkından doğan uyuşmazlıklar da m. 18/B kapsamındadır. Ayrıntı: gayrimenkul ve kamulaştırma hukuku.
- Diğer uyuşmazlıklar: Dava şartı olmayan, taraflarca serbestçe tasarruf edilebilen özel hukuk uyuşmazlıklarında ihtiyari arabuluculuk her zaman mümkündür. Taşınmazın devri veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar da arabuluculuğa elverişlidir (m. 17/B).
Tahkim sözleşmesi veya özel kanunda zorunlu çözüm yolu bulunan hâllerde dava şartı arabuluculuk
6325 sayılı Kanun m. 18/A, f. 18 uyarınca, taraflar arasında tahkim sözleşmesi bulunan veya özel kanunlarda tahkim ya da başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurulması zorunlu tutulan hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz. Bu nedenle yukarıdaki listede yer alan bir uyuşmazlık türü, somut dosyada tahkim sözleşmesine veya özel kanundaki zorunlu bir çözüm yoluna tabi ise dava şartı arabuluculuk aranıp aranmayacağı ayrıca değerlendirilir.
Bu hüküm yalnızca dava şartı niteliğindeki arabuluculuğa ilişkindir; tarafların ihtiyari arabuluculuğa başvurmasına engel değildir. Tahkim sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, uyuşmazlığı kapsayıp kapsamadığı ve özel kanundaki çözüm yolunun niteliği dosyaya göre incelenmelidir; bu inceleme dava açılmadan veya başvuru yapılmadan önce yapılmalıdır. Tahkim sözleşmesine ilişkin ayrıntılar için Tahkimde Taraf Vekilliği bölümündeki “Tahkim sözleşmesi ve tahkim şartı” başlığına bakabilirsiniz.
Arabuluculuğa başvuru süreci nasıl işler?
Dava şartı arabuluculukta başvuru, yetkili adliyedeki arabuluculuk bürosuna yapılır; büro arabulucuyu görevlendirir. Genel akış şöyledir:
- Uyuşmazlığın türünün belirlenmesi: Dava şartı mı, ihtiyari mi olduğu ve hangi kanun hükmüne tabi olduğu tespit edilir.
- Başvuru: Başvuru arabuluculuk bürosuna avukat aracılığıyla veya Vatandaş UYAP üzerinden yapılabilir. Başvuruda taraf bilgileri ve uyuşmazlığın konusu açıkça belirtilir.
- Arabulucunun belirlenmesi: Dava şartı arabuluculukta büro görevlendirme yapar; taraflar arabulucuyu birlikte seçmeyi de kararlaştırabilir (m. 14).
- İlk toplantı ve müzakere: Arabulucu tarafları toplantıya davet eder ve görüşmeleri yürütür; gerekirse çözüm önerisinde bulunabilir (m. 15).
- Sonuç: Süreç anlaşma belgesi veya anlaşamama (son) tutanağı ile sona erer (m. 17, 18).
Arabuluculuk sürecinin başlangıcından sonuna kadar geçen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz (m. 16). Süreye tabi bir hakkınız varsa, bu etkinin somut dosyada nasıl işleyeceği görüşme öncesinde kontrol edilmelidir.
Arabuluculuk görüşmesine avukatla katılmak
Taraflar arabuluculuk görüşmelerine bizzat katılabileceği gibi avukatları aracılığıyla da katılabilir. Arabulucu tarafsızdır ve hukuki tavsiye vermez; taraf avukatı ise müvekkilinin hukuki konumunu değerlendirir ve çıkarlarını gözetir. Bu sayfadaki hizmet, taraf vekilliği ve hukuki danışmanlık niteliğindedir.
- Görüşme öncesi hazırlık: Hak ve taleplerin hukuki değerlendirmesi, dava şartı ve süre kontrolü, belge dosyasının hazırlanması, dava yoluna gidilmesi hâlinde olası süre ve masraf senaryolarının karşılaştırılması.
- Görüşmelerde temsil: Müvekkilin talebinin ve savunmasının hukuki çerçevede ifade edilmesi, karşı tarafın tekliflerinin değerlendirilmesi.
- Anlaşma metninin incelenmesi: Kapsam, ödeme planı, ibra, feragat ve icra edilebilirlik bakımından metnin imzadan önce gözden geçirilmesi.
- Anlaşma sağlanamazsa: Son tutanağın alınması ve dava veya başka hukuki yolların değerlendirilmesi.
Anlaşma ve anlaşmama tutanağı
Arabuluculuk faaliyeti sonunda arabulucu sonucu bir tutanakla belgeler: taraflar anlaşırsa anlaşma belgesi, anlaşamazsa anlaşamama (son) tutanağı düzenlenir (6325 sayılı Kanun m. 17, 18). Dava şartı arabuluculukta davacı, son tutanağın aslını veya arabulucu onaylı örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır (m. 18/A).
Taraflar anlaştıkları konuda aynı uyuşmazlık için sonradan dava açamaz. Bu yüzden anlaşma metni imzalanmadan önce kapsamının, ödeme tarihlerinin ve ibra hükümlerinin dikkatle gözden geçirilmesi gerekir.
Anlaşma belgesinin icra edilebilirliği
Kural olarak, taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır; kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı hâller bu kuralın dışındadır (6325 sayılı Kanun m. 18/4). Ticari uyuşmazlıklarda ise kanun, avukatlar ile arabulucunun birlikte imzalamasını yeterli görür. Uyuşmazlığın ticari uyuşmazlık sayılıp sayılmadığı somut dosyada belirlenmelidir; uygulamada belgenin tarafların da imzasıyla düzenlenmesi tereddütleri azaltır.
Belge bu şekilde imzalanmamışsa taraflardan biri icra edilebilirlik şerhi için mahkemeye başvurabilir; şerh verilen belge ilam niteliği kazanır (m. 18). Kira, taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesi, Kat Mülkiyeti Kanunu ve komşu hakkından doğan uyuşmazlıkları kapsayan m. 18/B’de ise anlaşma belgesi için icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur; şerh, taşınmazla ilgili belgelerde taşınmazın bulunduğu yer, diğer belgelerde arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden alınır (m. 18/B, f. 3). Bu belgelerde taraflar, avukatları ve arabulucu imzalamış olsa bile şerh alma yükümlülüğü ortadan kalkmaz. Taşınmazın devrine veya sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin anlaşmalarda ayrıca özel hükümler uygulanır (m. 17/B, 18/B); belgenin nasıl düzenleneceği imzadan önce hukuki olarak kontrol edilmelidir.
Arabuluculuk başvurusu yapılmadan dava açılmasının sonuçları
Dava şartı arabuluculuk kapsamındaki bir uyuşmazlıkta arabulucuya başvurulmadan dava açılırsa mahkeme, dava şartı yokluğu nedeniyle davayı esasa girmeden usulden reddeder. Son tutanak dilekçeye eklenmemişse mahkeme bir haftalık kesin süre verir; süre içinde sunulmazsa dava usulden reddedilir (6325 sayılı Kanun m. 18/A).
Dava açıldıktan sonra arabulucuya başvurmak bu eksikliği gidermez; bu nedenle başvurunun dava öncesinde ve doğru uyuşmazlık türü için yapılması önemlidir. Ayrıca mazeretsiz olarak ilk toplantıya katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bakımından yarı oranında yaptırımla karşılaşabilir (m. 18/A, f. 11). Bu hüküm, Anayasa Mahkemesinin 14 Mart 2024 tarihli iptal kararından sonra 7531 sayılı Kanunla (Resmî Gazete, 14 Kasım 2024) yeniden düzenlenmiştir; ayrıntılar dosyaya göre kontrol edilir.
Güncel mevzuat ve değişiklikler
- 7445 sayılı Kanunla (kabul tarihi 28 Mart 2023) 6325 sayılı Kanuna m. 17/B ve m. 18/B eklenmiş; kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıkları 1 Eylül 2023’ten itibaren dava şartı kapsamına alınmıştır.
- Anayasa Mahkemesi, 14 Mart 2024 tarihli kararıyla (E. 2023/160, K. 2024/77) m. 18/A’nın ilk toplantıya katılmama yaptırımına ilişkin önceki hükmünü iptal etmiştir; yeni düzenleme 7531 sayılı Kanunla getirilmiştir.
- Ortaklığın giderilmesinde dava şartı arabuluculuk aşamasından sonraki satış usulüne ilişkin güncel bilgiler için ortaklığın giderilmesi davası ve satış süreci rehberine bakabilirsiniz.
- Kanun metinleri değişebileceğinden, somut bir işlemden önce güncel metin Resmî Gazete ve mevzuat.gov.tr üzerinden kontrol edilmelidir.
Tahkimde Taraf Vekilliği
Tahkim, uyuşmazlığın devlet mahkemesi yerine hakem veya hakem kurulunda çözülmesini kararlaştıran taraflar için geçerli bir yoldur. Aşağıdaki başlıklar, tahkimde taraf vekilliğinin hangi hukuki çerçevede yürütüldüğünü özetler.
Tahkim nedir?
Tahkim; tarafların, sözleşmeden veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş ya da doğabilecek uyuşmazlıkların tamamının veya bir kısmının çözümünü hakem ya da hakem kuruluna bırakmayı kararlaştırdıkları özel bir yargılama yoludur (HMK m. 412). Yabancılık unsuru taşımayan ve tahkim yeri Türkiye olan uyuşmazlıklarda HMK m. 407 ve devamı hükümleri (iç tahkim) uygulanır.
Tahkim ile mahkeme yargılamasının farkları
Tahkimde uyuşmazlığı devlet hâkimi değil, taraflarca belirlenen hakem veya hakem kurulu çözer. Aşağıdaki farklar genel çerçeveyi gösterir; tahkimin her dosyada daha hızlı veya daha düşük maliyetli olacağı söylenemez.
- Karar organı: Mahkemede hâkim, tahkimde taraflarca seçilen veya kanunda belirlenen yöntemle oluşan hakem ya da hakem kurulu karar verir.
- Usul: Tahkimde taraflar, kanunun emredici hükümleri saklı kalmak üzere yargılama usulünü ve tahkim yerini önceden kararlaştırabilir.
- Dayanak: Mahkemede yetki kanundan doğar; tahkimde yetkinin kaynağı geçerli bir tahkim sözleşmesidir.
- Kanun yolu: Hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir ve iptal sebepleri kanunda sınırlı sayılmıştır (HMK m. 439).
- Maliyet: Hakem ücreti ve tahkim giderleri ayrıca değerlendirilmesi gereken kalemlerdir.
Tahkime elverişli uyuşmazlıklar
Tarafların serbestçe tasarruf edebildiği özel hukuk uyuşmazlıkları tahkime elverişlidir. Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin uyuşmazlıklar ile tarafların iradesine bağlı olmayan işler (örneğin boşanma, soybağı ve vesayet) tahkime elverişli değildir (HMK m. 408). Milletlerarası tahkimde de Türkiye’deki taşınmazların ayni haklarına ve tarafların iradesine tabi olmayan uyuşmazlıklar kapsam dışındadır (4686 sayılı Kanun m. 1).
Tahkim sözleşmesi ve tahkim şartı
Tahkim sözleşmesi; uyuşmazlığın hakem önünde çözümlenmesini kararlaştıran yazılı anlaşmadır (HMK m. 412; 4686 sayılı Kanun m. 4). Ana sözleşmedeki tahkim şartı (kloz) şeklinde olabileceği gibi ayrı bir sözleşme de olabilir. Sözleşmede tahkim yeri, hakem sayısı, yargılama dili ve uygulanacak hukukun açıkça yazılması, ileride çıkabilecek geçerlilik tartışmalarını azaltır.
Tahkim sözleşmesi bulunan bir uyuşmazlık mahkemeye taşınırsa karşı taraf tahkim itirazını ilk itiraz olarak ileri sürmelidir; itiraz yerinde görülürse dava usulden reddedilir (HMK m. 413; 4686 sayılı Kanun m. 5). Yargıtay kararlarında tahkim iradesinin açık ve kesin olması aranmaktadır.
İç tahkim ve milletlerarası tahkim
İç tahkim, yabancılık unsuru taşımayan ve tahkim yeri Türkiye olan uyuşmazlıklarda HMK m. 407-444 hükümlerine göre yürütülür. Milletlerarası tahkim ise yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yeri Türkiye olan uyuşmazlıklarda 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu çerçevesinde yürütülür (m. 1, 2). Tarafların yerleşim yerlerinin veya işyerlerinin farklı devletlerde bulunması yabancılık unsuruna örnektir (m. 2).
Tahkim yeri yurt dışında olan hakem kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizi ayrı bir süreçtir ve kendi şartlarına tabidir.
Hakem seçimi ve tahkim yargılaması
Hakem sayısını taraflar serbestçe belirler; ancak hakem sayısı tek olmalıdır (1, 3, 5…). Taraflar sayıyı kararlaştırmamışsa üç hakem seçilir (HMK m. 415). Tek hakem seçilecekse ve taraflar hakem üzerinde anlaşamazsa, taraflardan birinin talebi üzerine hakemi mahkeme seçer; üç hakem seçilecekse her taraf bir hakem seçer ve seçilen iki hakem üçüncüsünü belirler (HMK m. 416).
- Tahkim yargılamasında tarafların eşit muamele görmesi ve hukuki dinlenilme hakkı esastır; bu haklara uyulmaması iptal sebebidir (HMK m. 439).
- Karar, tahkim süresi içinde verilmelidir; sürenin aşılması iptal sebebidir (HMK m. 439).
- Tahkim sözleşmesinin bulunması, mahkemeden ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz istenmesine engel değildir (HMK m. 414; 4686 sayılı Kanun m. 6).
Ticari sözleşmeler ve şirket uyuşmazlıklarında tahkim
Tahkim şartı uygulamada inşaat, tedarik, distribütörlük ve ortaklık sözleşmelerinde sıkça yer alır. Sözleşme hazırlanırken şartın nasıl yazıldığı, uyuşmazlığın hangi merciin önünde çözüleceğini belirler. Şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklarda hangi konuların tahkime elverişli olduğu ve tahkim şartının kapsamı her dosyada ayrıca incelenir. Özel kanunlarda bazı uyuşmazlıklar için ayrı çözüm mekanizmaları öngörülmüş olabilir. Ticari uyuşmazlıklara ilişkin genel çerçeve için ticari uyuşmazlıklar sayfasına bakabilirsiniz.
Tahkimde taraf vekilliği
Tahkimde taraf vekilliği; hakem veya hakem kurulu önünde taraflardan birinin avukat olarak temsil edilmesidir. Taraf vekili tarafsız bir karar organı değil, müvekkilinin hukuki çıkarlarını temsil eden avukattır. Hizmet, sözleşme aşamasından hakem kararından sonraki başvuru yollarına kadar uzanabilir.
- Tahkim şartının ve sözleşmenin incelenmesi, tahkim sözleşmesi taslağı hakkında hukuki görüş.
- Mahkemede açılmış bir davada tahkim itirazının değerlendirilmesi.
- Hakem seçimi sürecinde müvekkile hukuki destek.
- Tahkim dilekçelerinin hazırlanması, delillerin sunulması ve duruşmalarda temsil.
- İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin değerlendirilmesi.
- Hakem kararının incelenmesi, iptal davası ihtimalinin ve icra sürecinin değerlendirilmesi.
Hakem kararının hukuki etkisi
Hakem kararı tarafları bağlar ve karara karşı kanun yolu olarak yalnızca iptal davası açılabilir. İç tahkimde iptal davası açılması icrayı kendiliğinden durdurmaz; talep edilirse ve kanundaki şekilde teminat gösterilirse icra durdurulabilir (HMK m. 439/4). Kararın şekli ve içeriği HMK m. 436’da düzenlenmiştir. Yabancı hakem kararlarının Türkiye’de uygulanabilmesi için tanıma ve tenfiz gerekir.
Hakem kararına karşı başvuru yolları
Hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir (HMK m. 439/1). Dava, kararın veya varsa tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren bir ay içinde açılmalıdır (HMK m. 439/4). İptal sebepleri kanunda sınırlı sayılmıştır; başlıcaları şunlardır:
- Tahkim sözleşmesi tarafının ehliyetsizliği veya sözleşmenin geçersizliği.
- Hakem seçiminde usule uyulmaması.
- Kararın tahkim süresi içinde verilmemesi.
- Hakemin yetkisi konusunda hukuka aykırı karar vermesi veya yetkisini aşması.
- Yargılama usulünün kanuna uygun yürütülmemesi ve bunun sonuca etkili olması.
- Tarafların eşitliği veya hukuki dinlenilme hakkına uyulmaması.
- Uyuşmazlığın tahkime elverişli olmaması ve kararın kamu düzenine aykırılığı.
Hakemin hukuku yanlış uygulaması tek başına iptal sebebi değildir. Milletlerarası tahkimde iptal davası 4686 sayılı Kanun m. 15’te düzenlenmiştir; süre ve usul kanun metninden ayrıca kontrol edilmelidir.
Güncel mevzuat
İç tahkim HMK m. 407-444, milletlerarası tahkim 4686 sayılı Kanunla düzenlenmiştir. Tahkim şartı hazırlanırken veya tahkim yargılaması başlamadan önce ilgili kanun maddelerinin ve Yargıtay uygulamasının güncel hâli kontrol edilmelidir.
İlk görüşmede neler olur ve hangi belgeler hazırlanır?
- Uyuşmazlığın konusu, tarafları ve geçmişi kısaca dinlenir.
- Uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuğa tabi olup olmadığı ve süreye bağlı bir hak bulunup bulunmadığı kontrol edilir.
- Arabuluculuk, tahkim, dava veya başka yolların avantaj ve riskleri açıklanır.
- Sonraki adım ve gerekli belgeler netleştirilir; karar sizindir.
Arabuluculuğa hazırlık için getirilecek belgeler
- Kimlik belgeniz ve karşı tarafın kimlik veya ticaret unvanı bilgileri
- Sözleşmeler (kira, hizmet, satış, ortaklık vb.) ve ekleri
- Ödeme dekontları, faturalar, bordro ve işyeri kayıtları
- İhtarname, noter yazışmaları ve diğer yazışmalar
- Varsa daha önce alınmış arabuluculuk başvuru evrakı, tutanak veya anlaşma belgesi
- Varsa açılmış dava veya icra takibine ait evrak
Tahkim için getirilecek belgeler
- Tahkim şartı içeren ana sözleşme ve ekleri
- Tahkim kurumuna veya hakem seçimine ilişkin yazışmalar
- Uyuşmazlığa ilişkin yazışmalar, ihtarlar ve ödeme belgeleri
- Varsa hakem kararı ve tebliğ belgesi (iptal davası süresi için tebliğ tarihi önemlidir)
Sık sorulan sorular
Arabuluculuk nedir, zorunlu mudur?
Arabuluculuk, tarafsız bir arabulucunun tarafların kendi çözümlerini üretmesine yardımcı olduğu gönüllü bir yöntemdir (6325 sayılı Kanun m. 1, 3). Kanunda dava şartı olarak öngörülen uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Diğer uyuşmazlıklarda başvuru tarafların tercihine bağlıdır. Başvurudan önce uyuşmazlığın hangi gruba girdiğinin belirlenmesi önemlidir.
Dava şartı arabuluculuk hangi uyuşmazlıklarda uygulanır?
İş alacak ve tazminat davaları ile işe iade (7036 sayılı Kanun m. 3), para alacağı ve tazminatlı ticari davalar (TTK m. 5/A), tüketici mahkemesi davaları (6502 sayılı Kanun m. 73/A), kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıkları (6325 sayılı Kanun m. 18/B) bu kapsamdadır. Taraflar arasında tahkim sözleşmesi bulunan veya özel kanunda tahkim ya da başka bir zorunlu çözüm yoluna başvurulması öngörülen hâllerde dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanmaz (6325 sayılı Kanun m. 18/A, f. 18). Diğer istisnalar dosyaya göre kontrol edilir.
Arabuluculuğa başvurmadan dava açarsam ne olur?
Dava şartı arabuluculuk kapsamındaki bir uyuşmazlıkta başvuru yapılmadan dava açılırsa mahkeme, dava şartı yokluğu nedeniyle davayı esasa girmeden usulden reddeder. Son tutanak dilekçeye eklenmemişse mahkeme bir haftalık kesin süre verir; süre içinde sunulmazsa dava yine usulden reddedilir (6325 sayılı Kanun m. 18/A).
Arabuluculuk görüşmesine avukatla katılabilir miyim?
Evet. Taraflar görüşmelere bizzat katılabileceği gibi avukatları aracılığıyla da katılabilir. Avukat, görüşme öncesinde hukuki durumu değerlendirir, görüşmelerde müvekkili temsil eder ve anlaşma metnini imzadan önce inceler. Arabulucu tarafsız olduğundan taraflardan birinin avukatlığını yapmaz. Hangi katılım biçiminin uygun olduğu uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir.
Arabuluculuk anlaşma belgesi icra edilebilir mi?
Anlaşma belgesi; taraflar, avukatları ve arabulucu tarafından birlikte imzalanmışsa icra edilebilirlik şerhi aranmadan ilam niteliğindedir; ticari uyuşmazlıklarda kanun, avukatlar ile arabulucunun birlikte imzasını yeterli görür (6325 sayılı Kanun m. 18/4). Aksi hâlde taraflardan biri mahkemeden icra edilebilirlik şerhi isteyebilir; şerhli belge de ilam niteliği kazanır. Kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarına ilişkin m. 18/B kapsamındaki anlaşmalarda ise icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur. Taşınmaza ilişkin anlaşmalarda ayrıca özel hükümler uygulanır (m. 17/B, 18, 18/B).
Tahkim nedir ve mahkeme yargılamasından farkı nedir?
Tahkim, tarafların uyuşmazlığı devlet mahkemesi yerine hakem veya hakem kurulunda çözmeyi yazılı olarak kararlaştırdıkları bir yargılama yoludur (HMK m. 412). Hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir (HMK m. 439). Tahkimin geçerli olması için tahkime elverişli bir uyuşmazlık ve geçerli bir tahkim sözleşmesi gerekir.
Hakem kararına karşı ne yapılabilir ve süre ne kadardır?
Hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir. Dava, kararın veya varsa tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren bir ay içinde açılmalıdır (HMK m. 439/4). İptal sebepleri sınırlı sayılmıştır; hakemin hukuku yanlış uygulaması tek başına iptal sebebi değildir.
Uyuşmazlık çıktıktan sonra tahkime gidilebilir mi?
Evet. Tahkim sözleşmesi, uyuşmazlık doğmadan önce sözleşmeye eklenebileceği gibi uyuşmazlık doğduktan sonra da yapılabilir; kanun, doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkları kapsar (HMK m. 412). Sözleşmenin yazılı yapılması ve uyuşmazlığın tahkime elverişli olması gerekir. Uyuşmazlık doğduktan sonra yapılan sözleşme de aynı şekil şartına tabidir; metnin imzadan önce hukuki olarak kontrol edilmesi önerilir.
Nazilli ve Aydın’da arabuluculuk ve tahkim süreçlerinde avukat hangi desteği verir?
Avukat, arabuluculuğa hazırlık yapar, görüşmelerde müvekkili temsil eder ve anlaşma metnini inceler; tahkimde ise tahkim şartının incelenmesinden hakem önünde temsile ve hakem kararından sonraki başvuru yollarının değerlendirilmesine kadar taraf vekilliği yapar. Av. Betül Demireller Güzel bu desteği Nazilli ve Aydın çevresindeki dosyalarda sunar.
İlgili rehber yazıları
- Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası Nedir?
- Ortaklığın Giderilmesi Davası ve Satış Süreci
- Kira Sözleşmesi Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli? (2026 Rehberi)
- Yeni Taşınılan Evde Ayıp Çıkarsa Kiracının Hakları Nelerdir?
- Tüketici Hakem Heyetine Başvuru Nasıl Yapılır?
- Kıdem Tazminatı Hesaplama Rehberi
Diğer çalışma alanları için Hizmetlerimiz ve çalışma alanlarımız sayfalarına göz atabilirsiniz.
Hukuki dayanaklar
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 1, 3, 4, 13-18, 17/B, 18/A, 18/B (özellikle m. 18/4 anlaşma belgesinin ilam niteliği, m. 18/A, f. 18 tahkim sözleşmesi ve özel kanunda zorunlu çözüm yolu, m. 18/B, f. 3 icra edilebilirlik şerhi zorunluluğu)
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3 (iş uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk)
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A (ticari davalarda dava şartı arabuluculuk; 7155 sayılı Kanunla eklenmiştir)
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 73/A (tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (kira sözleşmesi), 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (paylı mülkiyet, ortaklığın giderilmesi ve komşuluk hükümleri)
- 7445 sayılı Kanun (6325 sayılı Kanuna m. 17/B ve m. 18/B eklenmesi; kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarında dava şartı)
- Anayasa Mahkemesi, 14.03.2024 tarihli, E. 2023/160, K. 2024/77 sayılı karar (Resmî Gazete, 18.04.2024, sayı 32521) ve 7531 sayılı Kanun (Resmî Gazete, 14.11.2024) (6325 sayılı Kanun m. 18/A, f. 11)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 407-444 (özellikle m. 408, 412, 413, 414, 415, 416 ve 439)
- 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu m. 1, 2, 4, 5, 6 ve 15
- Tahkim şartının geçerliliğine ilişkin Yargıtay uygulaması
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez; Kasım 2026 itibarıyla mevzuata göre hazırlanmıştır. Süreler ve şartlar somut dosyada kontrol edilmelidir.